MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, 03.07.2014 tarihinde haczedilen hayvanların müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile ilgisi bulunmadığını ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu haczin borçlunun evinin önünde yapıldığı, bu durumda mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davacı 3. kişinin karinenin aksini kesin ve inandırıcı deliler ile ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
İİK'nun 96 vd. maddesine göre, borçlu tarafından 3.kişi lehine veya 3. kişi tarafından bizzat kendi lehine ya da İİK'nun 85/2 maddesi uyarınca borçlu ile malı birlikte elinde bulunduran 3. kişiler, diğer bir 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunabilirler. Bu kişiler tarafından yasal sürede yapılan istihkak iddiası ile dava açma süresi kesilir. İİK'nun 97/1 maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi halinde icra mahkemesinin takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının 3. kişiye tefhim ya da tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde istihkak davasının açılması gerekir. Bu karar tefhim veya tebliğ edilmediği takdirde hacizli mal satılıp bedeli alacaklıya ödeninceye kadar davacı 3. kişi tarafından istihkak davası açılabilir.
Somut olayda, takibin devamına ve 3. kişiye dava açması için 7 günlük süre verilmesine dair ... (...) İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/135 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararının, 3. kişiye 09.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte olup, temyize konu dava ise 03.09.2014 tarihinde 7 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy