MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin 402 parsel maliki olduğunu, davalıların ise komşu parsel maliki olduklarını, davalıların müvekkiline ait taşınmaza sera ve ev yapmak suretiyle müdahalede bulunduklarını, müvekkilinin özel harita mühendisine ölçüm yaptırdığını, taşınmazına tecavüz etmemeleri için davalıları uyardığını ancak tecavüzün devam ettiğini belirterek eski 402 yenileme ile 185 ada 90 parsel sayılı taşınmazına davalıların yaptığı elatmanın önlenmesini, taşınmaz üzerindeki yapıların kalini ve her bir davalıdan 350'şer TL ecrimisilin ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin babaları ... ’a ait 406 parsel sayılı taşınmaz sanarak dava konusu yeri kullandıklarını, bu yere ev ve sera yaptıklarını, 2013 yılında yapılan kadastro yenileme çalışmalarında ev ve seranın 406 parsele değil yan parsele isabet ettiğini öğrendiklerini, 406 parselin ise 407 parsel malikleri olan ... , ... ve ... tarafından kullanıldığını öğrendiklerini, bunun üzerine müvekkillerinin bu kişilere karşı elatmanın önlenmesi ve kal davası açtıklarını, yargılamasının devam ettiğini, müvekkilerinin uzun yıllardır 402 parsel maliklerinden uyarı almadıklarını, müvekkilerinin kendi tapulu taşınmazlarının dava konusu yapılan alan olmadığını bilseler 406 parseli kullanan kişilere engel olacaklarını; 402, 406 ve 407 parsellerde eskiden beri kullanım hatası olduğunu, kadastro yenileme çalışması ile durum öğrenildiğinden kötüniyet olamayacağını, ecrimisil talebinin reddinin gerektiğini, müvekkillerinin iyiniyetli olduklarını, taşınmazın bulunduğu alanda kadastro parselindeki kaymalar nedeniyle hatalı yerleşim olabileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava konusu taşınmazın köşe koordinatlı kroki örneği ile yapılan keşifte el atılan bölümler harita mühendisi bilirkişi ... tarafından dosyaya sunulan raporda koordinatlarıyla beraber belirtilerek, davacının ecrimisil talebi yönünden kira bedeli ile dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde en çok üretimi yapılan ürün olan buğday üzerinden yapılan gelir yöntemiyle olmak üzere 2 ayrı yöntemde ecrimisil bedeli belirlenmiş, kira bedelinin daha yüksek olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden hüküm kurulmuş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapulu taşınmaza ilişkin elatmanın önlemesi, kal ve ecrimisil isteğine yöneliktir.
Mahkemece yapılan keşifte tanık ve mahalli bilirkişi dinlenmediği, keşifte dinlenen davalılar ve vekili tarafından cam sera, plastik sera ve evlerin hangi davalıların kullanımında olduğunun belirtildiği; depo, garaja ilişkin açıklama yapılmadığı, bilirkişiye hangi davalının hangi sera, ev, depo, garajı kullandığı hususu krokide işaretlettirilmediği, böylelikle hangi davalının ne kadar alana ve nereye müdahale ettiğinin net olarak saptanmadığı, mahkemece hangi sebeple davalıların işgal ettikleri alanların eşit olduğunun belirtildiğinin anlaşılamadığı, bu şekilde infazda tereddüt oluştuğu, kaldı ki yargılama gideri ve vekalet ücreti ile ecrimisil hesabının el atılan alanlar göz önünde tutularak yapılacağı dikkate alınarak; her bir davalının el attığı alan belirlenmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bilindiği gibi ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, Hal Müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
O halde mahkemece yapılması gereken yeniden keşif yapılarak her bir davalının el attığı alan belirlenmeli, davalıların elatmasından önceki taşınmaz niteliği belirlenmeli, buna göre ürün gelir yöntemi ya da kira esasından hangisinin uygulanacağı saptanmalı bundan sonra ecrimisil hesabında da yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda yeniden rapor aldırılmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy