MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyım Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Hazine vekili, kimliği ve adresi tespit edilemeyen 251 ada 38 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden ... (...): ...kızı ve ... (...): ...oğlu'na 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 426/2, 588, 501 maddeleri ve 3561 Sayılı Kanun’un ilgili hükümleri gereğince Hazinenin hak ve menfaatlerinin korunması nedenleriyle İl Defterdarı'nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece, tapu maliklerinin nüfus bilgilerine ulaşıldığından ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair verilen karar davacı Hazine vekili tarafından esastan ve harç yönünden süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava; kim oldukları tespit edilemeyen kişilere kayyım atanmasına ilişkindir.
1)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacı vekilinin harca ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Davacı vekilinin esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu 251 ada 38 parsel sayılı taşınmazın ... (...): ...kızı ve ... (...): ...oğlu adına 1/3' er paylı olarak 16/03/1966 tarihinde kadastro yolu ile tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Tapu kaydında adı geçen ... (...): ...kızı ve ... (...): ...oğlu ile nüfus kayıtlarında adı geçen ...kızı ...ile ...oğlu ... Taşkaldıran'ın dosyaya göre aynı kişi olduğunu söylemek mümkün olmadığı gibi tapu ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurulamamakta ve tapu kaydında kayyım atanması istenilen kişilerin soyadları yer almamaktadır. Bu durumda, tapu malikleri ile nüfus kaydındaki kişilerin aynı kişi olup olmadığı hususunda duraksama oluştuğundan, tapu kaydında adı geçen ... (...): ...kızı ve ... (...): ...oğlu'na kayyım atanması talebinin kabulü gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.