MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Yıkım ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, maliki olduğu 37073 ada 7 parsel sayılı taşınmaza davalının gecekondu yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmasının önlenmesine, yapının yıkılmasına ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı davacıdan haricen satın aldığını ve bedelin bir kısmını ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne ecrimisil isteğinin reddine dair verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nce "... harici satış bedelinin ödenen kısmı üzerinden davalıya Türk Medeni Kanununun 994. maddesi gözetilerek hapis hakkı tanınması gerekeceği tartışmasızdır. Hal böyle olunca; davalının tüm delillerinin toplanması, tanıklarının dinlenmesi, 10.7.1940 tarih, 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı da gözetilerek harici satın almaya yönelik savunmanın değerlendirilmesi, kanıtlanması halinde sözleşmesinin lehdarına hapis hakkı sağlayacağı düşünülmek ve Türk Medeni Kanununun 994. maddesi hükmü de dikkate alınarak hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule görede; keşfen belirlenip harcı tamamlanmayan değer üzerinden davacı yararına fazla avukatlık ücreti tayin ve takdiri de isabetli değildir ... " gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın depo bedeli yatırılmadığından reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ne var ki; mahkemece bozmaya uyulmakla birlikte, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Bilindiği üzere; bozma kararına uyulmakla bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapılması zorunlu hale gelir.
Şöyle ki; bozma ilamı ile davalıya satış bedelinin ödenen kısmı üzerinden hapis hakkı tanınması gerektiği halde Mahkemece keşfen belirlenen yapı değeri üzerinden hapis hakkı tanındığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacıya satış bedelinin ödenen kısmının tespiti ile bu miktar üzerinden Türk Medeni Kanununun 994. maddesi hükmü de dikkate alınarak davalıya hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazı yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 12.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy