MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil, Maddi ve Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.03.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ... bizzat ve vekili Avukat ... geldiler, karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, tarafların ortak murisleri ... ile ... intikal eden 592,595 ve 596 parsel sayılı taşınmazların paylaşımı için mirasçılar arasında ... . Noterliği'nin 16/07/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Miras Paylaşma Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca 596 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına 1/2 hisse ile dava dışı ... adına 1/2 hisse ile tescil edileceğinin kararlaştırıldığını, 595 ve 592 parsel sayılı taşınmazların tevhit ve ifrazları neticesinde oluşacak yeni parsellerden konut alanında kalan parselin vekil edenleri ... ve ... adına, ticari imarlı olup üzerine iş yerleri inşa edilecek olan yeni parselin ise dört hissedar adına eşit paylarla tescil edilmesi hususlarında anlaşmaya varıldığını, ancak davalının tescil işlemlerini gerçekleştirmediğini belirterek, miras taksim sözleşmesi uyarınca 596 parselde kayıtlı taşınmazda vekil edenlerinin maliki olduğu 1/8'er hissenin tapusunun iptali ile tamamının davalı ... adına tesciline, 595 ve 592 parsel sayılı taşınmazların tevhit ve ifrazları sonucu oluşan yeni parsellerden 1148 parsel sayılı taşınmazda davalı ...'e ait bağımsız bölümlerde bulunan hisselerin tamamının tapusunun iptali ile söz konusu hisselerin vekil edenleri olan ... ve ... adına eşit oranda tesciline, 595 parsel sayılı taşınmaz ile yeni oluşan 1146,1147 ve 267/3 parsellere ilişkin tapunun iptali ile dört hissedar adına eşit paylarla tescil edilmesine, ayrıca 596 parsel sayılı taşınmazda bulunan evi davacının kullanması nedeniyle, işbu tarihten davanın açılış tarihine kadar işlemiş ve tespit edilecek rayiç kira bedeli üzerinden şimdilik 10.000,00-TL'lik maddi zararların tazminine, yine vekil edenlerinin yaşamış olduğu ağır manevi yıkım nedeniyle her bir davalı için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 20.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacılar vekili, 1.6.2016 tarihli celse de; 1146,1147,267/3 parsellerle ilgili talebinden feragat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili, tevhit ve ifraz işlemlerinin yasalara ve İmar Kanunu'na uygun olarak yapılmadığını, müvekkilinin 596 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evine önce inşaat ruhsatı ve daha sonra yapı kullanma izin belgesi aldığını, bu hususta davacıların kabul beyanı ve ikrarı olduğunu, davacıların tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 596 nolu parselin davacılar adına kayıtlı 1/8'er hissesinin iptali ile bu hisselerin davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı yerde kain, eski 595 ve 592 parsel sayılı taşınmazların ifraz ve tevhidi sonucunda oluşan yeni 1148 parsel nolu taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan B blok, 1 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, B blok, 2 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, D blok, 1 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, D blok, 2 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, E blok, 1 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, E blok, 2 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, G blok, 1 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, G blok, 2 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, H blok, 1 nolu bağımsız bölüm için 1/4 hisse, H blok, 2 nolu bağımsız bölüm için 1/4 hisse, I blok, 1 nolu bağımsız bölüm için 1/20 hisse, I blok, 2 nolu bağımsız bölüm için 1/20 oranındaki hisselerin iptali ile bu hisselerin davacılar ... ve ... adına eşit oranda tesciline 1146, 1147 ve 267/3 parsellere ilişkin tapunun iptali talebinden feragat ettiğinden bu talepler yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm duruşma talepli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Davalı vekilinin dava konusu 592 ve 595 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz incelemesinde;
Dava, TMK.nın 676 ve müteakip maddelerine dayalı miras taksim anlaşmasından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacılar, davalı ve dava dışı ... ... ve ... mirasçıları oldukları, muris ... 20/10/1980 tarihinde, ... ... ise 17/09/1998 tarihinde vefat ettiği, ... davacılar ve davalı dışında dava dışı başka mirasçılarının da olduğu, ... mirasçıları arasında ( davacılar-davalı-dava dışı ... ) ... . Noterliği'nin 16/07/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Miras Paylaşma Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca dava konusu, 592,595 ve 596 parsel sayılı taşınmazlar ile bu parsellerin ifrazı sonucu oluşacak taşınmazların paylaştırıldığı, 592 ve 595 parsel sayılı taşınmazların kök muris ... adına kayıtlı olup davacı,davalılar ve dava dışı mirasçıları adına 03/09/2013 tarihinde intikal gördüğü, 596 parsel sayılı taşınmazın ise muris ... adına tapulama yolu ile 05/02/1973 tarihinde tescil edildiği ve 15/02/2008 tarihinde davacılar ..., ..., davalı ... ve dava dışı ... adına intikal gördüğü anlaşılmaktadır.
TMK'nın 676. maddesi hükmüne göre; tapulu taşınmazlara ilişkin paylaşma sözleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.
Ayrıca, miras taksim sözleşmelerinde, sözleşme tarihinden sonra tüm mirasçıların ya da sözleşmede hak iddia eden tarafın katılımı ile elbirliği mülkiyetinin, müşterek mülkiyete çevrilmesi durumunda sözleşmeden dönüldüğünün kabulü gereklidir.
Somut olayda, yukarıda bahsedildiği üzere, 595 ve 592 parsel sayılı taşınmazlar miras taksim sözleşmesinin yapıldığı tarihte elbirliği mülkiyet hükümlerine göre ortak muris ... adına kayıtlı olup, ... miras taksim sözleşmesini imzalayan taraflar dışında da mirasçıları olduğundan ve dava dışı diğer mirasçıları miras taksim sözleşmesine katılmadığından, sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü mümkün değildir. Kaldi ki, sözleşme yapıldığı tarihte elbirliği hükümlerine tabi olan taşınmazlar, ... mirasçıları adına 03/09/2013 tarihli ve 15466 yevmiye numaralı akitle intikal görmüş olup, resmi akite sözleşmede hak talep eden davacılar ... ve ... vekil aracılığı ile katılmışlardır. Bu işlem ile miras payının devrine ilişkin 16/07/2013 tarihli sözleşmeden dönüldüğü ortadır. Bu durumda, taksim sözleşmesinin bozulduğu ve artık hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybetmiş olduğunun kabulü gereklidir. Bu nedenle bu sözleşmeye dayanılarak hak istenemez. Hal böyle olunca, 595 ve 592 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin mahkemece 16/07/2013 tarihli sözleşmeye dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2) Davalı vekilinin 596 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz isteğinin incelenmesinde;
TMK'nın 676. maddesi hükmüne göre; tapulu taşınmazlara ilişkin paylaşma sözleşmesinin geçerliliği tüm mirasçıların katılımı ile yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Ancak; mirasçılar adına paylı mülkiyet şeklinde tapuya kayıtlı olan taşınmazlara ilişkin taksim sözleşmesinde, paylı mülkiyete geçilmekle taşınmazlar miras bırakanların terekesinden çıktığından ve elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olmadığından, payın temliki resmi şekilde yapılması (TMK.m.706, 6098 S. TBK.m 237) gerekeceğinden, tüm mirasçıların katılımıyla da yapılsa bu sözleşmeye değer verilemez.
Somut olayda, dava konusu 16/07/2013 tarihli sözleşmeye ortak muris ... tüm mirasçıları katılmış olsa da; sözleşmeye ve davaya konu taşınmazlardan olan 596 parsel sayılı taşınmaz muris ... adına tapulama yolu ile 05/02/1973 tarihinde tescil edilmiş iken , 15/02/2008 tarihinde davacılar ..., ..., davalı ... ve dava dışı ... adına intikal gördüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda, 15/02/2008 tarihinde eş anlatımla taksim sözleşmesinin yapıldığı tarihten önceki bir tarihte dava konusu taşınmaz paylı mülkiyet şeklinde tapuda kayıtlı olup taşınmaz tereke malı olmaktan çıkmıştır. Bu sebeple bahsi geçen parsele ilişkin yapılan sözleşme resmi şekilde yapılmadığından geçerli olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Hal böyle olunca, 596 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın da yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine,
taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26/06/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy