MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 05.08.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 13.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 500,00 TL'den 2013 yılı Ağustos ayından 2014 yılı Ağustos ayına kadarki 13 aylık kira alacağı 6.216,58 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 25.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 31.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, alacaklı görünen taraf ile müvekkili arasında yazılı veya sözlü hukuken geçerli kira akdi bulunmadığı gibi, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir kira borcunun da bulunmadığını bildirerek takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, “tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur” denilmek suretiyle davanın kabulüne, davalının itirazının kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388.maddesi ile bunun karşılığı olarak düzenlenen ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre karar(hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsar. Hüküm gerekçesi dosya içeriğine uygun olmak zorundadır. Gerekçe yazılmaksızın hüküm kurulması doğru değildir.
Kararda 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesine uygun şekilde hiçbir gerekçe gösterilmemiştir. Zira karar (hüküm), tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsamalıdır. Bu nedenle Mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içermeyen, gerekçesiz, Yargıtay denetimine elverişsiz şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.