MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmemesi üzerine davacı icra mahkemesinden kiralananın temerrüt nedeniyle tahliyesi isteminde bulunmuş mahkemece; tahliye istenen adreste davalı tarafın tebligat memurunca da yapmış olduğu tespite göre taşınmış olduğu adreste mülk sahibinin olduğu belirtilerek davalının adresten taşındığı belirtilmiş ayrıca kira alacağı ile ilgili icra dosyasında zaten davalı yanın bir itirazının olmadığı, bu durumda alacakla ilgili de ayrı bir hüküm kurulamayacağı, tahliye talebinin ise tahliyenin zaten gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Bu durumda; dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiyede yer alan tebliğ şerhi gereğince kiralananın tahliye edildiği kabul edilemez. Yukarıda izah edilen husus dikkate alınarak işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 04/07/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy