MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 25.01.2018 gün ve 2015/14377 Esas, 2018/1490 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı 3. kişiler vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişiler vekili, müvekkillerine ait iş yerinde haciz yapıldığını, müvekkillerinin borçlu şirketle bir ilgisinin bulunmadığını, haczedilen malların müvekkilleri tarafından iş yeri açılırken satın alındığını belirterek, istihkak iddialarının kabulü ile mahcuzların iadesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinin borçlu şirketin Ticaret Sicil Memurluğunda kayıtlı adresi olduğunu, davanın 7 günlük süre içerisinde açılmadığını, haciz esnasında ibraz edilen fatura ve vergi levhasının her zaman düzenlenebilecek nitelikte belgeler olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacıların işe başlama tarihleri ile fatura tarihlerinin takip ve haciz tarihinden öncesine ait olduğu, makinelere ait faturada yazılı ayırt edici özellikler ile haciz zaptında yazan özelliklerin aynı olduğu, haciz sırasında bulunan ve borçluya ait olduğu söylenen, boş ya da tarihsiz kağıtların borçlunun davacılarla ilgisinin bulunduğunu gösteren belge niteliğinde olmadığı, ispat yükü üzerinde olan alacaklı tarafça bu belgelerin aksini gösteren herhangi bir belge ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 25.01.2018 tarih, 2015/14577 Esas, 2018/1490 Karar sayılı ilamı ile davacı üçüncü kişiler vekilinin delil olarak dayandığı faturalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuş, 3. kişiler vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, üçüncü kişilerin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Haciz üçüncü kişilerin kiracı olarak bulunduğu adreste ve üçüncü kişilerin huzurunda yapılmıştır. Davacı 3.kişiler ile borçlunun faaliyet konuları farklı olup, haczedilen makineler üçüncü kişilerin faaliyeti için gerekli makinelerdir. Buna göre, İİK'nin 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi üçüncü kişilerin yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Her ne kadar haciz mahallinde borçlunun adını ihtiva eden bazı kağıtlar görülmüş ise de borçlunun haciz adresinde daha önce kiracı olarak bulunduğu da nazara alındığında bu kağıtlar tek başına mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli görülmemiştir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak üçüncü kişilerin açtığı davanın kabulüne ilişkin kurulan hüküm doğru olup, hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulduğu görülmekle; üçüncü kişiler vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı 3. kişiler vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne, Daire’nin 25.01.2018 tarih, 2015/14577 Esas, 2018/1490 karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının İİK'nin 366. ve HUMK'nin 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 3.415,50 TL onama harcının davalı alacaklıdan alınmasına, 20.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy