MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay l. Hukuk Dairesi’nin 30.12.2015 gün ve 2014/10875 Esas, 2015/15313 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkillerinin 80 ve 81 parsel sayılı taşınmazların hissedarı olduklarını ve o zaman ki adı olan ... Konut Yapı Kooperatifi ile 02.04.1988 tarihinde arsa payı devri karşılandığında inşaat yapmak üzere sözleşme yapıldığını, sözleşme uyarınca tapunun 03.05.2008 tarihinde yüklenici kooperatife devredildiğini, yapılan sözleşmeye göre, kooperatifin taşınmazın kaydındakı okul şerhini kaldırarak, arsanın imar durumunu düzelterek 30 ay içerisinde inşaatı tamamlamayı üstlendiğini, bununla İlgili olarak ... .Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/851 esası ile tapu iptal davası açıldığım, kararın kesinleştiğini, davalının müvekkillerine ait arsa üzerine inşa edilmiş binalardan 10 daireyi işgal ettiğini, bu nedenlerle C 6 Blok 1,3,9,10,11,12,13; B 3 Bloktaki işyeri; B 4 Bloktaki 14 ve A5 Bloktaki 13 no’lu bağımsız bölümlere elatmasının Önlenmesine, davacılara boş olarak teslimine, 29.11.2007-29.04.2009 tarihleri arasında birikmiş 94.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıların dayandığı kararda men'i müdahale talebinin reddedildiğini, ancak yıkım davası açılabileceğinin hükme bağlandığını, taşınmazın halen tapuda kooperatif adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin 8 adet dairesi bulunduğunu, bir adet dükkan ve daire yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, iyiniyetle kooperatif üyesi olup eksiklikleri tamamlayan müvekkilinden ecrimisil istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Davacı ... hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, ecrimisil taleplerinden vazgeçildiğinden reddine, davanın müdahalenin men'i yönünden kabulü ile dava konusu ..., ... Mah., 1151 ada, (81) parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan C6 Blok 1-3-9-10-11-12-13, B3 Blok işyeri, B4 Blok 14 - A5 Blok 13 nolu bağımsız bölümlere davalının müdahalelinin men' ine karar verilmiştir.
Karar, davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09/10/2012 tarih ve 2012/4889-10972 sayılı kararı ile; "Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 81 sayılı parsel hakkında ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2003/851 esas sayılı dava sonucunda, taşınmazın dava dışı Kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar ve dava dışı kişiler adlarına tesciline karar verildiği, kararın derecattan geçerek 29.11.2007 tarihinde kesinleştiği, böylece TMK.'nın 705. maddesi hükmü gereğince tescilden önce taşınmazın mülkiyeti davacıya geçmiş ise de, ilamın sicile yansıtılmadığı; getirtilen çap kaydından da, taşınmazın dava dışı Kooperatif adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, çekişmeli taşınmaz tapu sicilinde henüz dava dışı Kooperatif adına kayıtlı olduğuna göre, anılan kayıt 2003/851 esas sayılı davada verilen ve kesinleşen karar sonucunda yolsuz niteliğe dönüşse dahi, "çap iptale kadar geçerlidir" kuralı gereği iptal edilene kadar hukuksal varlığını korumaktadır.
Hal böyle olunca, Yargıtay HGK.'nın 2005/8-22 esas, 2005/64 karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi ve davanın görülebilir bir nitelik kazanması bakımından gerçek mülkiyet durumunun sicile yansıtılması; başka bir deyişle, 2003/851 esas sayılı kararın infazının sağlanması yönünde davacıya önel tanınması, ondan sonra işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş, davanın reddine karar verilmiş olup kararın, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 30.12.2010 gün ve 2014/10875 Esas, 2015/15313 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş olup, davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekiline 02/04/2013 tarihli celsede, bozma ilamı doğrultusunda, tescil kararını tapu sicil müdürlüğüne işletmesi için süre verildiği, ancak yerine getirmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya İçeriğinden anlaşıldığı üzere 02.04.2013 tarihli celsede davacı vekiline “bozma ilamı doğrultusunda süre" verilmiş, 06.02.2014 tarihli, iki sonraki celseye davacı vekili katılmamış ve davalı vekili 02/04/2013 tarihli celsede davacı tarafa bozma ilamı doğrultusunda işlem yapması için mahkemenizce süre verilmişti, bu süre içinde tapu kaydı alınmamıştır, davanın reddine karar verilmesini isterim şeklinde beyanda bulunmuş ve bu celsede davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı vekiline açık bir şekilde bozma ilamıyla ilgili olarak yapılması gerekenler açıklanarak, bozma ilamının yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırımın ifade edilmesi ve süre verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerektiği anlaşıldığından onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Yargıtay 1.Hukuk Dairesı’nin 30.12.2010 gün ve 2014/10875 Esas, 2015/15313 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz ve karar düzeltme harcının düzeltme isteyen davacılara iadesine, 11.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy