MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 15.12.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 02.09.2015 tarihinde ... 3. İcra Müdürlüğünün 2015/19085 esas sayılı dosyasında haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Nisan ayından Ağustos ayına kadarki 5 aylık kira alacağı 7.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, iş bu icra dosyasında ödeme emri davalı borçluya 04.09.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu ... 3. İcra Müdürlüğü dosyasında 11.09.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, borçlunun alacaklı olarak görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, aralarında ticari ilişki olmadığını, sözleşme yapılmadığını, bu nedenle ödeme emri ile taraflarına tebliğ olunan borca ve ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, ayrıca borçlunun ikametgahı ...nda olup, bu nedenle ... İcra Dairesinin yetkisine de açıkça itiraz ettiğini bildirmiş olup, davalı borçlunun yetki itirazı üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2015/2036 esas sayılı dosyası üzerinden takibe devam edilmiştir. Söz konusu dosyada örnek 13 ödeme emri düzenlenerek hem dava dışı borçlu kefil, hem de davalı kiracı şirket adına ödeme emri tebliğ mazbatası düzenlenmiş ise de, davalı kiracı adına yapılan ödeme emri tebliği iade olunmuştur. Dava dışı borçlu kefil ve davalı borçlu kiracı vekili ... İcra Müdürlüğü dosyasında 10.11.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, aralarında bir ticari ilişki olmadığını, sözleşme yapılmadığını, bu nedenle takibe, borca ve faize itiraz ettiğini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak borçlu kiracının itirazının kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafın icra takibine ve davaya dayanak yaptığı yazılı kira sözleşmesi 15.12.2014 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olup taraflar arasında yazılı düzenlenmiş olduğu, noter huzurunda düzenlenmediği, davalı şirket vekilinin icra takibine yasal süresi içerisinde yaptığı itirazında kira sözleşmesinin varlığını inkar ettiği, bu halde davacı alacaklının İİK nun 269/b maddesinde belirtilen noterlikçe resen tanzim edilmiş veya imzası tasdik edilmiş bir sözleşmeye dayanarak merciden itirazın kaldırılmasını isteyebileceği, davacı tarafından takibe ve itirazın kaldırılmasına dayanak teşkil eden kira sözleşmesi bu nitelikte bir belge olmadığından davacının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
İ.İ.....'nun 269/2. maddesi hükmüne göre borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi ve kira ilişkisini kabul etmiş sayılır. Davalı borçlu itirazında kira sözleşmesindeki imzasını açıkça reddetmeyip, borca itirazda bulunduğundan kira ilişkisinin ve borç miktarının kesinleştiğinin kabulü zorunludur.
İcra İflas Kanununun 269. maddesi gereğince, ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini, İİK. nun 62. maddesi hükümleri dahilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Davacı alacaklının 02.09.2015 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle, yetkili icra müdürlüğü olan ... İcra Müdürlüğü'nce düzenlenen Örnek 13 ödeme emri davalı borçlu kiracı şirkete tebliğ edilemeden iade edilmiş, borçlu şirket tarafından takibin kendiliğinden öğrenilmesi üzerine takibe vekil aracılığıyla itiraz edilmiştir. Yetkili ... İcra Müdürlüğü'nce icra takip dosyasında davalı borçlu kiracı şirkete usulüne uygun ödeme emri tebliğ işlemi yapılamadığından, yukarıda anılan maddedeki, davalı borçluya verilen süreler işlemez. Davalı borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden, ödeme ve itiraz süreleri de işlemeye başlamayacağından davacı alacaklı İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliye isteyemez. Mahkemece bu gerekçeyle, davacının itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddi gerekirken, davalı şirket vekilinin itirazı ile kira sözleşmesinin varlığının inkar edildiğinden bahisle reddi doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmediğinden sonucu itibariyle doğru olan davalı şirket hakkındaki istemin reddine dair kararın gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy