MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde; davalı kardeşiyle birlikte iştirak halinde malik oldukları dava konusu ... ada ... parselde bulunan 45 numaralı bağımsız bölümü tek başına davalı kardeşinin kullandığını, mülkiyet hakkını inkar etmesi nedeniyle intifadan men koşulunun oluştuğunu ileri sürerek geriye dönük beş yıllık ecrimisilin tahsili için başlatılan icra takibine davalının yaptığı haksız itirazın iptalini, alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesini istemiş;
Davalı cevabında; intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, taşınmazı ABF Tekstil Ürünleri Sanayi Limited Şirketi’nin kullanması nedeniyle husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini, davacının temerrüde düşürmeden faiz isteyemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuş;
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile takibin 1.352,57 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar; davacı tarafından, takip talebinde sehven 13.12.2011-24.04.2012 tarihleri yazılmış ise de, 2012 yılından geriye doğru beş yıllık ecrimisil talebinde bulunduğu, dava dilekçesinde de bu durumu açıkça belirttiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, muristen kendisine kalan payın yanlış hesaplandığı gerekçesiyle temyiz edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Dava, ecrimisil talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemenin icra takibine konu edilen tarihler doğrultusunda taleple bağlı kalarak ecrimisil hesabı yapmasında isabetsizlik bulunmadığından davacının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Temyize konu edilen diğer itirazlara gelince: Bilindiği üzere ecrimisil, kötü niyetli zilyedin ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup, en azı kira bedeli en çoğu tam kar mahrumiyetidir. Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre, kira esasına göre ecrimisil belirlenmesinde, taraflara emsal kira sözleşmelerini sunmaları için süre verilip, ayrıca mahkemece emsaller getirtilip, keşif mahallinde bilirkişilerce re'sen emsal araştırılıp rayiç belirlenerek somut veriler böylece toplandıktan sonra ecrimisil istenen ilk dönem kira miktarının tespiti ile bu bedele ÜFE'nin tamamı yansıtılmak suretiyle sonraki yıllar ecrimisil miktarı ve bunun sonucunda da toplam ecrimisil bedeli belirlenir.
Dosyada mevcut 03.06.2014 tarihli bilirkişi raporununda; ecrimisil bedelinin taşınmazın bulunduğu mahal, belediye hizmetlerinden yararlanması, ulaşım imkanları, alışveriş merkezlerine uzaklığı, inşaat kalitesi, yaşı, binadaki konumu, alanları ve çevre emsalleriyle birlikte bütün faktörler ve objektif özellikleri dikkate alınarak bulunan aylık ecrimisil miktarına ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/198 esas sayılı dosyasındaki hesap ve takdir edilen bedelin dönem sonu ile artırılması sonucu tespit edildiği belirtilmiş ise de, raporda emsal taşınmazların neler olduğu belirtilip tartışılmamış, rapora esas alınan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/198 esas sayılı dosya incelenmek üzere ve Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde dosyaya konulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; mahallinde yeniden keşif yapılarak, emsal araştırması yapılmalı, taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak dava konusu taşınmazın serbest piyasada getirebileceği kira parası rayice göre belirlenmeli, sonraki dönemler için ise, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil hesabı yapılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi, ayrıca davacının murisinden intikal eden payın dosyada bulunan veraset ilamları doğrultusunda hesaplanması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer bölümlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.