MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı taraf dava dilekçesinde; 374 ada 2 numaralı parselde kendilerine ait olan 1.264,62 m2’lik yeri davalı idarenin lojman yapmak suretiyle izinsiz olarak yıllardır kullandığını belirterek müdahalenin önlenmesi, binaların kal’i ve geriye dönük beş yıllık ecrimisil talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili cevabında, 374 ada 2 parsel, 374 ada 1 parsel ve 373 ada 1 parselin önceden bir bütün olarak ...’e ait olduğunu, üzerinde hiçbir şerh ve kayıt mevcut olmadığını, kamulaştırılarak 14.07.1978 tarihinde hazine adına tapu kaydının oluştuğunu, belediyenin imar çalışması nedeniyle bir kısmının ayrılarak 374 ada 1 parsel ve 373 ada 1 parselin kendilerine verildiğini, lojmanlar yapılırken 1980 ve 1983 tarihlerinde belediyeden ruhsat alındığını, tarafı olmadıkları... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas 1985/15 Karar sayılı ilam ile 374 ada 1 parsel içinde kalan 1.264,62 m2’lik yerine belediye adına tesciline karar verilmiş ise de, kendilerinin tapudaki kayda güvenerek ve iyiniyetle bu kısma bina yaptıklarını iddia ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil talebine ilişkindir.
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere, ecrimisil; diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
Somut olayda; dava konusu taşınmaz üzerindeki yapılar 1980 ve 1983 tarihinde davacı belediyeden ruhsat alınmak suretiyle yapıldıktan sonra,... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 1984/101 Esas ve 1985/15 Karar sayılı ilam ile 374 ada 1 parsel içinde kalan 1.264,62 m2’lik yerin davacı ... adına tesciline karar verilmiş; karar 19.12.1985 tarihinde kesinleşmiştir. Bu nedenle kötü niyetli olmayan davalı idareden ecrimisil istenemeyeceği gibi yapmış olduğu bina bedelleri depo edilerek ödenmeden, veya bedeli için hapis hakkı tanınmadan müdahalenin önlenmesi ve yıkım istenemeyeceği gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy