MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkillerinin murisleri ... 09.10.2007 tarihinde öldüğünü, dava konusu taşınmazlara ve araca davalılarla paydaş olduklarını, davalıların dava konusu taşınmazlara tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek ilk bir yıllık kullanım bedeli olarak 15.000 TL’nin murisin ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; alacak (ecrimisil) istemine ilişkindir.
1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına , mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Mahkemece, dava konusu taşınmazlardan 2 no’lu parselde bulunan otelle ilgili olarak talebin reddine karar verilmiş olması hatalıdır. Bahse konu taşınmazın davalılardan Dürdane’nin kullanımında olduğu sabittir. Otel işletmesi gelir getiren yerler kapsamındadır, bu bahisle intifadan men olgusunun araştırılmasına gerek duyulmaksızın, davacının ecrimisil talep etme hakkı bulunmaktadır. Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılarak davacı lehine, anılan taşınmaz yönünden ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de, dava konusu taşınmazların Mahalle/Köy adı bilgilerinin yanlış yazılması maddi hata kapsamında olup, mahalinde düzeltilmesi imkanı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK'un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.