MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili ve davacı 3.kişi vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3.kişi vekili, haczedilen malların müvekkili şirkete ait olduğunu açıklayarak davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın konusuz kaldığını, davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın müvekkili olmadığından vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 21/08/2013 tarihinde haczedilen menkul mallar üzerindeki haczin, alacaklı vekilinin süresinde satış istememesi nedeniyle İİK'nin 106 ve 110. maddeleri gereğince kalktığı, davanın açılmasına davalı alacaklının sebebiyet verdiği gerekçesi ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı alacaklı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, karar davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1-Davacı 3.kişi vekilinin tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı tarafından, tazminat talebinde bulunulmuş olmakla birlikte davanın esası hakkında karar verilmediğinden bu talebe ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
... 13.İcra Müdürlüğünün 2010/9040 Esas sayılı dosyası üzerinden 21.8.2013 tarihinde 3.kişi huzurunda haciz işlemi yapılmış olup, haciz sırasında 3.kişi istihkak iddiasında bulunmuştur. Prosedür uygulanmadan davacı 3.kişi 9.9.2013 tarihinde eldeki davayı açmıştır. İİK madde 106’ya göre, alacaklı haczedilen taşınır malın satışını altı ay içerisinde istemek zorundadır. Aksi halde İİK madde 110’a göre taşınır mal üzerindeki haciz kendiliğinden düşer. Ancak haczedilen mal hakkında, İİK madde 97/8 gereğince istihkak davası açılır ise, satış isteme süresi işlemez.
Somut olayda, süresi içinde istihkak davası açılmış olduğundan, hacizler halen geçerli olup, işin esasına girilerek hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yanlıştır. Ne var ki, davalı alacaklı 21.6.2016 tarihli celsede davacı tarafla yapılan protokol neticesinde alacaklarını aldıkları için satış talebinde bulunmadıklarını,bu nedenle davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir. Bu durumda, tarafların beyanı ve ilgili icra dosyası dikkate alınmak sureti ile borcun haricen tahsil edilerek takip dosyasının infazen kaldırılmasına karar verilmiş ise, istihkak davasının konusuz kaldığının kabulü gerekir. Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi 6100 sayılı HMK'nun 331. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin tazminat talebine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı 3.kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 13.9.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy