MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Babalığın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacının, davalı ...'ın oğlu olduğuna karar verilmesi istenmiş; mahkemece, davacının nüfus kaydında babası olarak görülen nun davacının gerçek babası olmadığının, Mahkemelerinin 2006/952 E. 2013/568 K. Sayılı ilamı ile tespit edilerek kararın kesinleşmesi, TMK'nin 284/2 maddesi gereğince, DNA incelemesine esas olmak üzere ilan tarihinden itibaren 1 ay içinde mukoza örneklerinin alınması için mahkememize başvurması aksi takdirde, aleyhine değerlendirme yapılacağının 01.10.2015 tarihinde davalıya ilanen tebliğ edilmesine rağmen, davalının mahkemeye müracaatının olmaması nedeni ile DNA testi yaptırılmadan TMK.nin 284/2. maddesi yaptırımı gözönünde bulundurularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Dosyanın incelenmesinden, davalı ...'tan DNA incelemesine esas materyal alınması için yapılan girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine ilanen tebligat yapılarak “ DNA incelemesi için icabet etmemesi üzerine mevcut delil ve beyanlarla davanın kabulüne karar verileceği” hususunun bildirildiği halde davalının müracaat etmediğinden davanın kabul edildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292/1. maddesi, uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkes, soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir hükmünü taşımaktadır. Mahkemece açıklanan kanun hükmü gözetilerek davalının Türkiye'ye girişi kolluk aracılığı ile sıkı şekilde takip edilerek, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292/1. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken eksik inceleme sonucu davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy