MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait taşınır malların haczedildiğini, haciz sırasında borçluya ait eski bir tabelaya dayanarak işlem yapıldığını, bu tabelanın apartman görevlisinin ihmali nedeniyle apartmanın girişinde kaldığını ileri sürerek istihkak davasının kabulüne ve haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, ispat yükünün, çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu, ticari defterlerin Vergi Usul Yasası hükümlerine ve muhasebe hükümlerine aykırı olarak tutulduğu, sahibi lehine kanıt oluşturamayacağı, dosyada bulunan diğer kanıtların da her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğu, davacının karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2 -Davacı 3. kişi vekilinin tazminata ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
İİK'nun 97/13. maddesi hükmüne göre istihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı kurala bağlanmıştır.
Somut olayda; Mahkemece, davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmişse de, Mahkemece verilen tedbir kararıyla takibin durmadığı, sadece teminat karşılığında hacze konu menkullerin 3. kişiye teslimine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Mahkemece, davalı alacaklı yararına İİK'nun 97/13 maddesine göre tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin tazminata ilişkin temyiz itirazının kabulüne ve hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki '' Davada teminat karşılığında takibin durdurulmasına (= talikine) karar verilip bu karar gereği yerine getirildiğinden, İİY’nin 97/13. maddesi gereğince 7.200,00 TL üzerinden % 20 tazminata karşılık gelen 1.440,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine,'' cümlesinin çıkartılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.