MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.12.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 14.07.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 6.600,00 TL’den 2015 yılı Ocak ayından Temmuz ayına kadarki 7 aylık kira alacağı 46.200,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 22.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu kiracı 23.07.2015 tarihli itiraz dilekçesinde; işyeri açma ruhsatnamesi alınabilmesi için müvekkil tarafından ve kiralayanın istek ve onayı doğrultusunda gayrimenkulün eskimiş ve yangın riski taşıyan elektrik tesisatının yenilendiğini, su tesisatının değiştirildiğini, pek çok inşai çalışmalar yapıldığını, bu aşamada belediyenin, kira sözleşmesini “Noter Onaylı” olarak istemesi üzerine tarafların 01.12.2013 tarihli ve bir yıl süreli muvazaalı bir sözleşme yaparak Noter onayını yaptıklarını ve Belediyeye ibraz ettiklerini, takibe dayanak olan 01.12.2013 tarihli sözleşmenin yüksek harçtan kaçınmak gayesiyle yapılmış olup geçerli olan sözleşmenin 01.02.2013 tarihli sözleşme olduğunu, taşınmaza gerekli belgelerin alınabilmesi için toplam 412.497,32 TL harcama gerçekleştirildiğini, alacaklı görünenin, herhangi bir kira alacağı bulunmadığı gibi müvekkiline borçlu bulunduğunu, kiralayanın mecurun açılış ruhsatlarının alınabilmesi için “Yapı Kullanma İzin Belgesi”ni almak zorunda olduğunu, bu zorunluluk yerine getirilinceye kadar, kira taleplerinin haklı olamayacağını ileri sürerek takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporunda özetle, takip tarihi itibariyle talep edilebilecek asıl alacak tutarı 39.600,00 TL ve işlemiş faizi de 1.734,81 TL olmak üzere toplam 41.334,81 TL olarak hesaplandığının beyan edildiği, 30 günlük ihtar müddeti içinde kira borcunu ödemediği anlaşılmakla, İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün 2015/19294 Esas sayılı takip dosyasında ödeme emrinde yazılı asıl alacağın 39.600,00 TL'lik ve işlemiş faizin 1.734,81 TL'lik kısmı için davalının itirazının kaldırılması isteminin kabulüne, şartları oluşmadığından davacı tarafın tazminat talebinin reddine, dava konusu taşınmazdan davalının tahliyesine karar verilmiş, karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın tüm, davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafından başlatılan takip ile 46.200,00 TL kira alacağının faiziyle tahsili istenilmiştir. Davalı borçlu itiraz dilekçesinde, işyeri açma ruhsatı alınabilmesi için taşınmaza masraf yapıldığı, takibe dayanak sözleşmenin de muvazaalı olarak yapıldığını bildirerek takibe konu kira alacağına itiraz etmiştir. Bunun üzerine davacı alacaklı dava dilekçesi ile itirazın kaldırılması ve tahliye talebinde bulunmuştur. İ.İ.K.68/son maddesi gereğince “itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine icra tazminatına mahkum edilir.” Mahkemece davacı tarafın dava dilekçesi ile itirazın kaldırılmasını talep ettiği kira alacağının 39.600,00 TL’si üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verildiğine göre, davacı alacaklı lehine itirazın kaldırılmasına karar verilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, davacı alacaklının icra inkar tazminat talebinin şartları oluşmadığından bahisle reddedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi için hükmün bozularak yeniden yargılama yapılmasında usul ekonomisi açısından yarar görülmediğinden, hüküm fıkrasından inkar tazminatı ile ilgili 2 nolu bentte yer verilen “Şartları oluşmadığından davacı tarafın tazminat talebinin reddine,” kısmının çıkartılarak, yerine 2 nolu bende, “Asıl alacağın %20'sine denk gelen 7.920,00 TL’nin davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,” hükmünün eklenmesine, hükmün bu şekliyle HUMK’nin 438/son maddesi gereğince değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 29,20 TL peşin harcın 35,90 TL onama harcına mahsubu ile kalan 6,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 12.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy