MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın İptali (Ecrimisil)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalının haksız müdahalesi nedeniyle ecrimisil alacağı nedenyle başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurduğunu belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, itirazın iptali davasının kısmen kabulüyle, Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2011/3130 sayılı dosyasında takip konusu edilen 2006 yılına ait 3.411,13 TL ecrimisil bedeline ilişkin istek zamanaşımına uğradığı davalının bu miktara yönelik itirazının yerinde olduğu anlaşıldığından davalının zamanaşımına uğrayan bu miktar dışında kalan takip konusu borcun 2007 yılına ait 5.952,83 TL ecrimisil bedeli, 2008 yılına ait 2.918,24 TL. ecrimisil bedeli ve 479,50 TL tespit gideri olmak üzere toplam 9.350,57 TL'lik kısmına itirazının iptaline, takibin 9.350,57 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip konusu borcun 3.411,13 TL'lik kısmına yönelik itirazın iptali isteminin reddine, takip konusu alacak miktarı likit olmadığından davacı tarafın % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil alacağına yönelik yapılan takibe itirazın iptali isteğine ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Somut olayda, Mahkemece, 2007 ve 2008 yılı için hesaplanan ecrimisil yönünden takibin devamına karar verilmiş ise de; dosya kapsamı itibariyle yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, 18.12.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda mevcut kullanıma göre davalı tarafından haksız kullanımın olmadığının tespit edildiği, 07.05.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda da takibe esas alınan Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/465 D. İş sayılı tespit dosyasında alınan 27.08.2008 tarihli fen bilirkişisi raporunda belirlenen haksız kullanıldığı iddia edilen alana yönelik kroki esas alınarak belirleme yapıldığı, keşifte tüm tanıkların dinlenmediği, keşif mahallinde dinlenen tanıklardan da 2007 ve 2008 yılında taşınmazın kim tarafından ne zaman kullanıldığının tespit edilerek fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokide gösterilmediği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılması, tüm tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi, tanıklara ayrıntılı olarak 2007 ve 2008 yıllarında taşınmazın davalı ve davacı tarafından kullanılan kısımlarının Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/465 D. İş sayılı tespit dosyasında yer alan krokiden de yaralanılarak ayrıntılı sorulması, fen bilirkişisi tarafından her yıl için ayrı ayrı düzenlenmiş mevcut kullanımın ayrıntılı gösterildiği krokili raporun düzenlenmesi, sonucuna göre de 2007 ve 2008 yıllarında haksız işgal edilen alanlara göre hesaplanacak ecrimisil yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; sair temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 06.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.