MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... ada ... parselde bulunan taşınmazda davalı ile boşanmadan önce birlikte oturduklarını, boşandıkları halde davalının hiçbir hakkı olmamasına rağmen taşınmazı işgal ettiğini ileri sürerek davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında kira ilişkisi olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava , mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, hakkı olmadığı halde davalı tarafından işgal edildiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve tahliye istemi ile sulh hukuk mahkemesinde dava açmıştır.
6100 sayılı HMK'nin 2.maddesinde “davanın konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince, görev dava şartlarından olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında istek olmaksızın kendiliğinden araştırmalıdır.
Somut uyuşmazlığa gelince; davacı 6100 sayılı HMK’nin yürürlük tarihinden sonra 23.01.2013 tarihinde, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi isteğiyle dava açtığı anlaşılmakla bu tür davaların sulh hukuk mahkemesinde görülmesi mümkün olmadığından, davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olup, dava şartının yokluğu nedeniyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nin 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.