MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece, takip talepnamesinde birikmiş kira farkının veya ödenmeyen yada eksik ödenen aylara ilişkin kira borçlarının ayrıntılı olarak belirtilmediği, bu durumda borçlunun icra dosyasında talep edilen kira alacağının hangi aylara ait olduğu ve ödenip ödenmediğini ispat etmesinin beklenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 10/12/2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 23/06/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile “10/12/2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 7. maddesi TEFE-TÜFE artış oranına göre bugüne kadar ödenmeyen kira farkları toplamı” açıklaması ile toplam 8.520,00 TL kira ve 2.100,00 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu vekili süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; müvekkilinin kira dönemlerinde alacaklı ile anlaşarak kira miktarını belirlediklerini belirterek borca itiraz etmiştir.
Taraflar arasında 10/12/2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacı alacaklının talep ettiği aylar ve miktarlarının belirlenmesi ve aylık kira miktarına yöneliktir.
Davacı alacaklı vekili “10/12/2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi 7. maddesi TEFE-TÜFE artış oranına göre bugüne kadar ödenmeyen kira farkları toplamı” açıklaması ile takip başlatmış, mahkemece yargılama aşamasında davacı alacaklı vekiline talep ettiği aylık kira fark miktarları açıklattırılmamıştır. Davacı alacaklı, takip talepnamesinde yaptığı açıklama ile bağlı değildir. Mahkemece, davacı alacaklı vekiline,
takip talepnamesindeki talebini açıklaması için imkan verilip kira sözleşmesinin özel şartlar kısmının 7. maddesi ile yıllık kira artış miktarının kararlaştırılması ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesinin 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 10/12/2013-10/12/2014 dönemine kadar olan uzayan dönemler için kira sözleşmesinin özel şartlar kısmının 7. maddesinin tarafları bağladığı, 10/12/2013-10/12/2014 döneminden itibaren ise 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca bir önceki yıl ödenmesi gereken aylık kira miktarına on iki aylık ortalamaya ait ÜFE oranını geçmeyecek şekilde artış uygulanarak ödenmesi gereken aylık kira miktarı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.