MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Galleye Müstehak Vakıf Evladı Olduğunun Tespiti
Gerciğinlizade ... Vakfı ile İlgili olarak taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde, ...'te kurulu ... Vakfının galle fazlasına müstahak evladı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 75. maddesinde, mazbut ve mülhak vakıfların vakfiyelerindeki şartlar doğrultusunda, ilgililerin haklarının saklı olduğu bu hakların kullanılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği; 76. maddesinde ise, mülhak vakıflarda vakıf yönetiminin, mülkiyet ve intifa hakkı iddiasına ait davalarda da vakıf yönetimi ile Vakıflar Genel Müdürlüğünün birlikte hasım gösterilebileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; ...'te kurulu ... Vakfının mülhak bir vakıf olup mütevellisi ... tarafından yönetildiği anlaşılmakla açılan davanın ona da yöneltilmesi gerekirken, bu hususa uyulmadan yargılamaya devamla davanın esası hakkında karar verilmesi,
2-Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, galle fazlasına müstehak vakıf evladı olması istenilen küçüğe velayeten annesi tarafından açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya muvafakatı aranmadan davaya bakılıp karar verilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 336. maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342. maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan düzenlenmiştir.
Emredici nitelikteki bu kanun hükmü evlilik birliği içerisinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir.
Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan muvakatını bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir.
Bu bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak veya duruşmada hazır bulunmak suretiyle muvakatını bildirmesi veya bunu gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için mehil verilip, bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulması;
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy