MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili icra mahkemesine başvurusunda, davalının haciz ve tahliye talepli olarak başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, mecurun tahliye edildiğini itiraz ile öğrendiklerini bu sebeple tahliye taleplerinin olmadığını, ancak talep edilen alacağın ödenmediğini belirterek itirazın kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, temyiz istemi hakkında hükmün davalı vekiline tefhim edildiği, temyiz süresinin davalı bakımından dolduğu gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair ek karar verilmiş, bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nin 321/2. maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘nun 363 ve 364. maddelerinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının "Hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal" olarak anlaşılması zorunludur.
Bu açıklamalar doğrultusunda 02.02.2018 tarihinde hükmün tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmemesi nedeniyle, temyiz süresinin tebliğden itibaren başladığının kabulü gerektiği, gerekçeli kararın davalı tarafa 12.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin aynı tarihte kararı temyiz ettiği, 14.03.2018 tarihinde temyiz isteminin süreden reddine karar verildiği, davalı vekilinin iş bu ek kararı da süresi içerisinde 04.04.2018 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin temyiz isteği süresinde ve yöntemine uygun olduğundan, ......... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.03.2018 tarih ve 2017/180 Esas 2018/16 Karar sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçildiğinde:
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bozma gereğine ve usule uygun Mahkeme kararının İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 08.10.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy