MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, 20.01.1999 doğum tarihli ...'in doğum tarihinin 06.03.1998 olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece; dava dilekçesi ekinde ibraz edilen doğum raporunun davacıya ait olduğunun belli olmadığı, dinlenen tanığın kendi çocuklarının doğum tarihin bilmezken davacının doğum tarihini kesin olarak bilmesinin olanaklı olmadığı, davacının yaşının tespiti için alınan 12.02.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda ise 22 yaşında olduğunun bildirildiği, raporun bilimsel verilere göre düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının doğum tarihinin 20.01.1994 olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... yetkilisince temyiz edilmiştir.
Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim taleple bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre ve öteki kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar vermek zorundadır.
Davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak ibraz edilen ve ... Devlet Hastanesi Başhekimi tarafından imzalanmış doğum raporunda ...'in 06.03.1998 tarihinde 278 protokol numarası ile hastanelerine yatırıldığı aynı tarihte canlı erkek çocuk doğurduğu bildirilmiştir. Mahkemece bu doğum raporu yazıya eklenmek sureti ile ... Devlet Hastanesinden arşiv kayıtları incelenmek sureti ile davacının annesinin doğum yapmasına ilişkin belgelerin aslı yada onaylı örneği getirtilerek ve davacı tarafından gösterilecek ve bu doğumu bilen tanıkların dinlenmesi ile doğumun davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde resmi kurumda doğmuş olan davacının doğum tarihinin bu kayıtlara göre düzeltilmesi gerektiği dikkate alınmayarak ve davacının, anne ve babasının 26.05.1995 tarihindeki resmi evliliğinden önce doğduğu hususu da kesin olarak kanıtlanmadan, eksik araştırmaya ve sadece sağlık kurulu raporu esas alınarak davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 15/11/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy