MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklılar icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece, dayanak kira sözleşmesinde kiraya verenin ...... Değirmenci vk. şeklinde yazıldığı, sözleşmeden ...... Değirmenci'nin davacılar adına sözleşmeyi yaptığı, henüz kesinleşmeyen ...... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/154 E. sayılı dosyasında fiili kullanım nedeniyle davacıların dava hakkının olduğunun kabul edildiği, bu kapsamda davacıların dava hakkının olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunun'un 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir. Öte yandan; davadaki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün ise de, icra takibindeki eksikliğin giderilmesi mümkün değildir.
Somut olayda; takibe dayanak yapılan 01.01.1999 tarihli, 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ...... Değirmenci vk. tarafından kiraya veren olarak imzalanmıştır. Dosya içinde bulunan ...... Sulh Hukuk Hakimliği, 1998/2182-2334 sayılı vasi tayini kararına göre ...... Değirmenci'nin davacılara yaş küçüklüğü nedeniyle vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır. Davacılar takip tarihi itibari ile reşit olup vesayet kararı sona ermiştir. Bu durumda davacılar tarafından takip yapılmasında bir usulsüzlük olmayıp mahkemece işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.nin 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nin 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyize edene iadesine, 08.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.