MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Alacaklı vekili, 04.08.2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile, 2014 yılı Nisan ayı bakiye kira alacağı 407,22 Euro ile aylık 7573,24 Eurodan 2014 Mayıs, Haziran ve Temmuz ayları kira bedellerinin tahsili ile tahliye talebinde bulunmuştur. Ödeme emrinin borçluya tebliğinden sonra itiraz olmaması ve takibin kesinleşmesi üzerine alacaklı vekili icra mahkemesine başvurarak takip konusu borcun yasal süresi içinde ödenmediğinden bahisle davalının temerrüt nedeniyle tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, vekil edeni hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/12 E. sayılı iflas erteleme davasında verilen 05.02.2015 tarihli ihtiyati tedbir kararı ve 11.03.2015 tarihinde verdiği ek karar uyarınca tedbir kararından önce doğmuş olan davaya konu kira alacağına ilişkin takibin konusuz kalmış olması sebebi ile davanın reddini istemiştir. Mahkemece, takibe karşı itiraz ve ödemenin olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
İİK.nin 179/b maddesinde "Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesiyle kesilebilen zamanaşımı ve hak düşürücü müddetler işlemez.
Erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. Bu durumda, erteleme süresince işleyecek olup, mevcut rehinle karşılanamayacak faizler teminatlandırılmak zorundadır. 206'ncı maddenin birinci sırasında yazılı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/12 E. sayılı dosyasında 05.02.2015 tarihli İhtiyati Tedbir Kararı ile “ İflas erteleme talebinde bulunan davacı şirketin borçlarına kefil olanlar yönünden devam eden takipler ile İİK 179/b maddesinin 2 ve 3. Fıkralarında yazılı istisnalara ilişkin hükümler hariç olmak suretiyle 6183 Sayılı Kanun ile yapılan takipler de dahil olmak üzere hangi nedene dayanırsa dayansın davacı hakkında her türlü ihtiyati haciz-ihtiyati tedbir ve muhafaza işlemleri de dahil tüm takip işlemlerinin yapılmasının ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına” karar verilmiş, 11.03.2015 tarihli İhtiyati Tedbir Kararının Açıklanması hakkındaki kararı ile de “...mahkememizce verilen 05.02.2015 tarihli ihtiyati tedbir kararından sonra doğmuş ve doğacak kira alacakları ile kiralanan yerlerin ortak alan ve reklam giderlerinin işletme gideri olması nedeniyle iyileştirme projesinin unsuru olarak kabul edilmesi gerektiğinden tedbir kapsamı dışında kaldığına, tedbir tarihinden önce doğmuş olan kira alacaklarının, ortak alan ve reklam giderlerinin ihtiyati tedbir kapsamı içinde kaldığına, mahkememizin 05.02.2015 tarihli ihtiyati tedbir kararına bu şekilde açıklık getirilmesine” şeklinde karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacı alacaklı icra takibi ile 2014 yılı Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ait kira bedellerinin tahsilini istemiştir. Bu durumda mahkemece ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/12 Esas sayılı dosya üzerinden 05.02.2015 ve 11.03.2015 tarihlerinde verdiği kararların tedbirden önce doğan kira alacakları yönünden takip yapılmasına imkan vermeyen kararlar niteliğinde olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesis edilmesi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nin 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA ve sair temyiz itirazlarının incelenmesine bozma nedenine göre şimdilik yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy