MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, tahliye yönünden dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının davacıya ait işyerini boşalttığı anlaşılmakla tahliye yönünden dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalının kısmi ödemeleri olmakla bu ödemelerin mahsup edilerek davalının borca yaptığı itirazın kısmen kaldırılmasına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- ) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapasımı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- ) Davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 17.09.2015 tarihli kararla davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.06.2017 gün, 2017/12276 - 8749 sayılı ilamıyla; Mahkemece davalılar tarafından yapılan ödemelerin takibe konu alacaktan mahsup edileceğine karar verildiğine, takibe konu asıl kira borcu ödenmiş olduğundan, icra takibinin asıl borcun ferileri yönünden devamına ve itirazın alacağın ferileri yönünden kaldırılmasına karar verildiğinin anlaşılmasına göre davalıların alacağa yönelik temyiz itirazları reddedilmiş, tahliyeye ilişkin ise, takipte talep edilen aylar kirasının yasal 30 günlük ödeme süresi içinde ay isimleri de belirtilerek alacaklının banka hesabına ödendiği, bu durumda davalıların temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği gerekçesi ile tahliye yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma üzerine Mahkemece taşınmazın tahliye edilmiş olması nedeniyle davanın konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli hak doğmaktadır. O nedenle Mahkemenin Yargıtayca verilen bozma kararına uyması sonunda kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermesi gerekir. Buna göre Yargıtay'ın bozma kararına uymuş olan Mahkeme bu uyma kararı ile bağlıdır. Bozma gereğince işlem yapmak durumundadır. O halde Mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, bozmaya uyma kararı verildiğine göre, bozma kararı uyarınca tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kiralanan taşınmazın icra yolu ile tahliye edildiği ve davanın konusu kalmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin (1) nolu bentte yazan nedenler ile temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazan nedenler ile temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366. ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy