MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava, kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın İİK 269/a maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren 6 ay içinde açılmadığından reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kısa kararda “Davacının, davalıya ödeme emri tebliğinden itibaren İİK 269/a uyarınca 6 ay içerisinde, tahliye davası açmadığı anlaşıldığından, tahliye davasının reddine, 500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalı vekiline ödenmesine ” şeklinde karar verilmiş, gerekçeli kararda davalı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretine yer verilmemiştir. Davalı vekilinin talebi üzerine 17.05.2017 tarihli tavzih kararı ile hükmün kısa kararda yazılan ve gerekçeli kararda sehven yazılmayan 500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde tavzihine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nin tavzihi düzenleyen 305. maddesi; “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” hükmünü içerir. Anılan madde gereğince gerekçeli karara sehven yazılmayan vekalet ücreti hükmün tavzihi ile ilave edilemez.
HMK'nin 298/2.maddesi ve 10.4.1992 gün, 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni oluşturur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile yeni bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'un 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
01.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy