MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma üzerine yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına,davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, davacıların murislerinin yaptığı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi uyarınca tamamlanan binanın 01.05.2001 tarihinden itibaren davalı müteahhit tarafından kiraya verilmek suretiyle işgal edildiği ileri sürülerek 01.05.2001-31.03.2005 arası için birleşen dosya ve ıslah ile birlikte 100.579,12 TL ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza yönelik ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi halinde reddedilen kısım üzerinden kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Davacılar vekili asıl dosyada ıslah ile birlikte her bir davacı için ayrı ayrı 16.763,18 TL ecrimisilin, birleşen dosyada her bir davacı için ayrı ayrı 6.444,62 TL ecrimisilin tahsilini talep etmiş, Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde davacılar ... ve ...’ın açtığı; asıl dosyada davanın kabulüne denmekle davacılar ... ve ... için toplam 16.504,40'er TL, birleşen dosyada davanın kabulüne denmekle davacılar ... ve ... için toplam 2.439,20'şer TL ecrimisilin tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. Görüldüğü üzere Mahkemece asıl ve birleşen dosyada davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. 6100 Sayılı HMK’nin 326.maddesi hükmü karşısında haklılık payına göre davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 27.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy