MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı - davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı - karşı davalı ... Topkara vekili, evlilik birliği içinde davalı erkek adına edinilen taşınmaz ve araç yönünden mal rejiminin tasfiye edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yersiz açılan karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı - karşı davacı ... vekili, karşı davalının evlilik birliği içinde başka erkeklerle karşı davacıyı aldatması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi kayıptan ötürü TMK'nin ilgili hükümleri gereği 20.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, asıl davaya konu aracın evlenmeden önce alındığını, taşınmaz alımında ise davacı kadının katkısının bulunmadığını açıklayarak asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, traktöre yönelik talebin reddine, taşınmaz yönünden 32.761,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karşı davanın kısmen kabul kısmen reddine, maddi tazminat talebinin reddine, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde davacı - karşı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı - karşı davalı vekilinin araçla ilgili temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı - karşı davalı vekilinin manevi tazminatla ilgili temyiz itirazlarına gelince;
TMK'nin 174/1 maddesinde "Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenme bulunmaktadır. Manevi tazminat istenebilmesi için tazminat isteyen eşin kusursuz yada az kusurlu olması, tazminat istenen eşin daha kusurlu olması, zararın ve hukuka aykırılığın oluşması, ayrıca boşanmaya sebep olan olaylar ile manevi zarar arasında nedensellik bağının bulunması gerekmektedir.
Mahkemece, karşı davalı kadının uygunsuz yaşamı, özellikle şehir dışında bazı ceza yargılamalarına konu olmuş işlere bulaşması, kocasını bu davranışlarla rencide etmesi gerekçesiyle karşı davacı lehine manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki taraflar arasında görülüp redle sonuçlanan ilk boşanma dava dosyası, kabulle sonuçlanan boşanma dava dosyası, kadın tarafından boşanma nedeniyle açılan maddi manevi tazminat isteklerine ilişkin dava dosyaları ve ilamlar incelendiğinde; erkek tarafından açılan ilk boşanma davasında kadına izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığından davanın reddedildiği, daha sonra yine erkek tarafından açılan davada ise TMK'nin 166/son maddesi hükmü gereği redle sonuçlanan boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl fiilen ortak hayat yeniden kurulamadığı gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verildiği, aynı dava dosyasında kadın tarafından talep edilen maddi manevi tazminat isteklerinin tefrik edilerek ayrı esasa kaydedildiği ve ilgili dosyada da kadının kusursuz, erkeğin kusurlu olduğu ispatlanamamıştır gerekçesiyle taleplerin reddedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, kabulle sonuçlanan boşanma davasının nedeni ve boşanmada kadının kusurunun bulunmadığı hususları dikkate alınarak, TMK'nin 174. maddesinde düzenlenen yasal koşulların somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle karşı davacı erkeğin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı - karşı davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy