MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edenine ait 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar karşılığında, davalı idarece vekil edenine 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların verilmesinin kararlaştırıldığını, ancak bu taşınmazların vekil edenine verilmediği gibi, vekil edeni adına olan taşınmazların tapu kayıtlarının da idare adına tescil ettirilmediğini, vekil edenine ait taşınmazların belediye tarafından halen otopark olarak kullanıldığını açıklayarak, şimdilik geriye dönük beş yıl için 50.000,00 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, taşınmazların Kangal Belediyesince kullanıldığını ve husumetin Kangal Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini, davacı tarafca Sivas İdare Mahkemesinin 2015/391 Esas sayılı dosyası ile davalı ... aleyhine dava ikame edildiğini bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının aynı nedenle idare mahkemesinde bir tam yargı davası açtığı, idare mahkemesi dava dilekçesinin 18/03/2015 tarihinde havale edildiği, yani eldeki davadan daha önce açıldığı gerekçesi ile davanın HMK'nin 114/1-I. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ecrimisil istemine ilişkindir.
Derdestlik; 6100 sayılı HMK'nin 114/1-I. maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartı olan derdestlik nedeni ile davanın reddi için üç koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bunlar; 1.Davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış olması, 2.Birinci davanın görülmekte olması, 3.Daha önce açılmış ve görülmekte olan dava ile ikinci davanın aynı olması koşuludur. Bu dava ile görülmekte olan başka bir davanın aynı dava olduğunu söyleyebilmek için ise, maddi anlamda kesin hüküm gibi her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekir. Dava sebebinden maksat da (hukuki sebepler değil) davanın dayanağını teşkil eden vakıalardır (Kuru Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C. IV, B. 6, İstanbul 2001, s. 4217-244).
Bilindiği üzere, 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisil davalarında ancak dava tarihine kadar gerçekleşmiş zarar istenebilir, dava tarihinden sonra gerçekleşmesi muhtemel zarar sonradan açılacak davanın konusunu oluşturur.
Somut olaya gelince, Mahkemece derdestlik nedeni olarak kabul edilen Sivas İdare Mahkemesi’nin 2015/391 Esas sayılı dosyasına ilişkin davanın dava tarihi, Mahkeme tarafından karar içeriğinde 18.03.2015 olarak tespit edilmiş olup, eldeki dava ise 11.12.2015 tarihinde açılmıştır. Bu durumda, davalardaki talep konusunun bir kısmı aynı döneme ilişkin olsa da tamamının aynı döneme ilişkin olduğundan bahsedilemez.
Hal böyle olunca, Mahkemece Sivas İdare Mahkemesi’nin 2015/391 Esas sayılı dosyası getirtilmek suretiyle, her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olup olmadığının incelenmesi, derdestlik kapsamında kalan dönemlerin belirlenmesi İdare Mahkemesindeki kararın kesinleşmesi durumunda kesin hüküm dava şartı yargılama sırasında tamamlanmış olacağından bu hususunda gözönünde bulundurulması ondan sonra oluşacak sonuca göre ecrimisil alacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenle kabulü ile, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.