MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ve takibe konu asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz etmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan, icra takibine ve davaya dayanak yapılan 01/03/2015 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşmede kiralananın konut olarak kullanılacağı, aylık kira bedelinin 450 TL olduğu ve her ayın 5. gününde ödeneceği, sözleşmenin 17. maddesinde aynı dönem içinde kira bedellerinin iki ay arka arkaya ödenmemesi halinde ödenmeyen aydan itibaren sözleşme süresi sonuna kadar olan kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı tarafından kiracı hakkında kira alacağının tahsili amacıyla haciz ve tahliye istekli olarak 19.11.2015 tarihinde başlatılan icra takibinde; aylık 400 TL üzerinden 01.06.2015 ila 01.02.2016 tarihleri arası (2016 yılı şubat ayı da dahil) kira bedellerinin tahsili istenmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı kiracı itirazında; talep edilen kira bedelleri için apartman boya ve demirbaş giderlerini mal sahibi adına apartman yönetimine ödediğini ayrıca 2015 yılı 12. ay ile 2016 yılı 1. ve 2. aylar kiralarının henüz muaccel olmadığını belirterek borca itiraz etmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Kiracı Aleyhine Düzenleme Yasağı başlıklı 346. maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2. maddesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı Kanun'un görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7. maddesinde de; Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'inci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'inci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK'nun 346. maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesinde değişiklik yapan 6353 sayılı Yasa'nın 53. maddesine göre; Kiracının Türk Ticaret Kanunu'nda tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'üncü maddelerinin 01.07.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestîsi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında aktedilen kira sözleşmesinin 17. maddesinde düzenlenen muacceliyet koşulunun yeni yasal düzenleme karşısında davalı kiracının sıfatına ve kiralananın niteliğine göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir.
Davalı hakkında başlatılan icra takibinde muacceliyet şartına dayanılarak 2015 yılı Aralık, 2016 yılı Ocak ve Şubat ayları kira bedellerinin tahsili istenilmişse de, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde muaccel olmayan aylar kirasının istenemeyeceğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece bu aylara ilişkin kira bedelleri yönünden itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (1) nolu bentten belirtilen sebepler ile temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebepler ile temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nın 366. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 02.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy