DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2012/115 Esas, 2017/601 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalıların istinaf talebinin esastan reddine, davacının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu taşınmazın maliki olduğunu, davalı tarafından taşınmazın işgal edildiğini açıklayarak dava tarihinden geriye doğru beş yıl için 10.000 TL ecrimisilin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının taşınmaz maliki olmadığını, vekil edeninin taşınmazın maliklerinden ... ve ...’in mirasçılarından ... ile yaptığı kira sözleşmesine istinaden taşınmazda bulunduğunu, daha sonra bu kişilerden taşınmazı satın aldığını ancak tapuda tescil işlemi yapılmadığını, davacı tarafından vekil edenine herhangi bir ihtar gönderilmediğini, taşınmazda kat mülkiyeti olmadığı için kullanılan kısmın davacıya ait olduğunun iddia edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi üzerine, karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 19.9.2018 tarihli ve 2018/1281 Esas, 2018/1118 Karar sayılı kararı ile, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; 49.755,59 TL ecrimisilin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu defa, karara karşı davalılar vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya arasında bulunan dava konusu 55 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının incelenmesinden, davacı şirketin 23.1.2009, 20.11.2009 ve 25.11.2010 tarihlerinde taşınmazda parça parça pay satın aldığı ve 8.3.2012 tarihinde payını sattığı, davacının ecrimisil talep ettiği dönemlerde dava konusu taşınmazda davacı dışında paydaşların bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davacı tarafın talebini 20.11.2009 tarihine göre ıslah etmiş olduğu da gözönünde bulundurularak, davacının talep dönemlerindeki pay satın alma tarihleri ile pay oranları ayrı ayrı gözetilmek suretiyle ecrimisil hesabı yapılması gerekirken, bu husus gözardı edilerek davacı taraf taşınmazda tam pay malikiymiş gibi hesap yapılması ve bu hesabın hükme esas alınması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy