MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı Payı, Değer Artış Payı Ve Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.12.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı-karşı davacı vekili Av. ... ve karşı taraftan davacı-karşı davalı vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı-karşı davalı ... vekili, evlilik birliği içerisinde edinilen ve davalı üzerinde bulunan mal varlığının alınmasına kişisel gelir ve ziynet eşyaları ile katkıda bulunduğunu, davalının birlikte edinilen taşınmazı kiraya vermek suretiyle gelir elde ettiğini ileri sürerek mal rejiminin tasfiyesi uyarınca alacağın davalıdan tahsilini istemiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı ... vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının mal varlığının edinilmesine katkıda bulunmadığını açıklayarak, asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuş, karşı dava dilekçesinde yazılı mesken bakımından tasfiye hükümleri uyarınca 25.000,00 TL alacağının karşı taraftan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda, asıl davanın kısmen kabulüyle 6 nolu mesken yönünden tarafların katkıları, hakkaniyet kuralları gözetilerek 40.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ...'da bulunan bağla ilgili talebin 1.000,00 TL olarak kabulüne, kabul edilen 41.000,00 TL'ye karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının kira alacağına ilişkin talebinin reddine, banka mevduatları ile ilgili dava bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın kısmen kabulüyle 20.267,53 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Her iki taraf vekillerince temyiz itirazları üzerine yapılan inceleme neticesinde Dairenin 2015/8570 Esas, 2015/18663 Karar sayılı ilamıyla asıl davaya konu 6 nolu mesken yönünden hakkaniyet gereği alacağa hükmedilmesinin hatalı olduğuna işaret edilerek Dairenin yerleşik ilke ve esaslarına uygun şekilde hesap yapılmak üzere hükmün bozulmasına karar verilmiş, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Davacı-karşı davalı ... vekili tarafından yapılan karar düzeltme isteğinin ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde karşı davadaki talep, asıl davadaki kira ve banka alacağına ilişkin talep ile ...'daki taşınmaza ilişkin talep Yargıtayca taraf itirazları reddedilerek kesinleştiğinden, davacının 6 nolu meskene yönelik katkı alacağının kabulüne, 116.852,00 TL katılma, 14.977,50 TL katkı olmak üzere toplam 131.829,50 TL alacaktan ıslah dikkate alınarak 130.000,00 TL alacağın karar tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, asıl davaya konu edilen 6 nolu mesken yönünden bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında dosya kapsamından davalı erkeğin kişisel malı olduğunun kabulü gereken dava dışı 16 nolu mesken satımından gelen (erkek adına alınan araç bedeli düşüldükten sonra kalan) bedel ile davacının alımına ziynet ve birikimi ile katkıda bulunduğu dava dışı 15 nolu meskenin satımından gelen bedel kullanılarak dava konusu 6 nolu meskenin satın alındığına işaret edilmek suretiyle dosya kapsamı, Yasa ve Yargıtay uygulamasına göre nasıl hesaplama yapılması gerektiği açıklanmıştır. Bozmadan sonra hesaplama yapılırken dava dışı 16 nolu meskenin satım değerinden davalı erkek adına alınan aracın alım bedeli düşülmek suretiyle ulaşılan değerin oranlanması ve tasfiyeye konu 6 nolu meskende davalı erkek lehine denkleştirilme yapılması yerinde olmuş ise de dava dışı 15 nolu mesken yönünden hesaplama incelendiğinde rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile örtüşmediği anlaşılmaktadır.
İddia, savunma, beyanlar, banka kayıtları, değer raporları, dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden dava dışı 15 nolu meskenin 12.522,00 TL'ye alındığı, satın alınırken davalı erkeğin banka hesabından çektiği kişisel malı olan 11.314,00 TL para kullanıldığı, geri kalan kısmın davacı kadının altınların bozdurulmasıyla bankaya yatırılan dolar ile karşılandığı sabittir. Hükme esas alınan raporda ise doğrudan davacının ziynetlerinin değerinin (10.129,00 TL) dava dışı 15 nolu meskenin alım bedeline (12.522,00 TL) oranlandığı ve ulaşılan oransal karşılıklar kullanılarak 6 nolu mesken yönünden alacağın belirlendiği görülmektedir. Hesaplamada 11.314,00 TL paranın davalı erkeğin kişisel malı, geri kalan bedelin ise davacı kadının kişisel malı olarak kabulüyle bu meblağların dava dışı 15 nolu meskende oranlanması, yine dava dışı 16 nolu meskenden (erkek adına alınan araç bedeli düşüldükten sonra kalan) gelen bedel de dikkate alınıp denkleştirmeler yapılarak oluşacak sonuç dairesinde tasfiyeye konu 6 nolu mesken yönünden davacı kadının katılma ve değer artış payı alacağının tespiti gerekir. Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde dosya kapsamına uygun düşmeyen şekilde tanzim edilen rapora itibar edilerek karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı-karşı davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı-karşı davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy