MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.05.2018 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ......ve müşterekleri vekili Avukat ... ve karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, paydaşı olduğu 1132 ada 87 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından işgal edildiğini ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, derdestlik itirazında bulunmuş, ecrimisil ihbarnamesinin iptali için idari yargıda iptal davası açtıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, paydaşların ecrimisil isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 1132 ada 87 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın 5900/19200 hisse ile davalı ..., 5900/19200 hisse ile diğer davalılar murisi ...... ve 925/2400 hisse ile...... adına kayıtlı olduğu, taşınmazın üzerinde zemin + 2 normal + çekme katlı bina bulunduğu, taraflar arasında ... 15.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 01.09.2005 ile 31.05.2009 tarihleri arasını kapsar ecrimisil istekli davanın mahkemesince reddine karar verildiği ancak kararın Yargıtay 1.Hukuk Dairesi'nin 28.01.2014 günlü 2013/16532 Esas- 2014/1247 Karar numaralı ilamı ile davacı vakfın kullanabileceği alan bulunmadığı bu nedenle belirlenecek ecrimisilin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada ise, 01.06.2009 ile 31.12.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ecrimisil bedelinin istendiği anlaşılmaktadır.
Yerleşmiş yargısal ilkeler doğrultusunda, önceki dönemin kesinleşen ecrimisil miktarına Üretici Fiyat Endeksinin tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olmamak koşuluyla bulunacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca, ecrimisil talebine ilişkin olarak açılan ilk davanın (... 15. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/138 E 2013/212 K) kesinleşmesi beklenerek, kullanımın istenilen dönemlerde de devam ettiğinin anlaşılması halinde önceki dönem için belirlenen ecrimisil miktarına sonraki yıllar için ÜFE oranında artırım yapılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olmamak koşuluyla bulunacak ecrimisile hükmetmek gerekirken, aynı taşınmaz için aynı taraflar arasında önceki döneme ilişkin olarak açılan davanın sonucu beklenilmeden daha sonraki dönem için yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istekhalinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.