MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş olup hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmiştir . Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/09/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti, Duruşma günü temyiz eden bir kısım davalılar vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü :
KARAR
Davacı vekili , davalılar ile müvekkilinin kardeş olduklarını, dava konusu 13 parsel sayılı taşınmazın murisleri olan İdris Furat adına kayıtlı iken murisin 13/10/1975 tarihinde ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, mal varlığının kanuni mirasçıları olan eşi ile 7 çocuğuna kaldığını, müvekkilinin 15/140 oranında miras payı olduğunu, dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, üzerinde müştereklere ait bir zemin kat ve iki katlı bina bulunduğunu, bu katlarda toplam 8 adet işyeri olduğunu, müvekkilinin muristen intikal eden dava konusu taşınmazda 15/140 oranında hissesi olmasına rağmen kullanma ve yararlanma hakkının kardeşlerince engellendiğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik toplam 106.300,00.-TL ecrimisilin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, zamaaşımı def’inde bulunmuş, müvekkillerinin murisin çocukları olduğunu, her bir davalı müvekkilinin kayden 1/30 oranında dava konusu taşınmazlarda hisseleri olduğunu, diğer taraftan mirasçı olarak da 15/140 oranında ayrı ayrı miras payları mevcut olduğunu, davacının taşınmazda hakkı olmadığını, ancak toprak kısmında zeminde binasız olarak tapuya kayıtlı olan yerde hissesi nispetinde hak sahibi olabileceğini, taşınmaz üzerindeki binanın davalılara ait olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı ... taşınmazda kullanımı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 92.394,03 TL ecrimisilin her bir dönem sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Karar, davacı ve davalılar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
Davacı tarafın dava konusu taşınmazda malik olma durumu söz konusu olmasına karşın kullandığı bir alan bulunmamaktadır.Tüm tarafları bağlayan kullanıma dair sözleşme ya da fiili bir taksim durumu da söz konusu değildir, bu bahisle kat mülkiyeti veya kat irtifakı da kurulmamış olması sebebiyle paylı mülkiyet esaslarına göre davanın çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
Mahkemece yapılması gereken,davalılardan hangisinin hangi bölümü işgal ettiğinin tek tek belirlenmesi,her bir davalının işgal ettiği bölümün tespit edilmesi ve kira gelir yöntemine göre taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parasının, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenmesi, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilmesidir.
Yine tanık dinletme talebinden de vazgeçme söz konusu olmadığından, mahkemece tanık listesinde belirtilen tanıkların dinlenilmesi gerekmektedir.
Mahkemece belirtilen hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK'nin 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine ve peşin harcın da istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy