MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Asıl Dava Ecrimisil, Karşı Dava Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından duruşmasız incelenmesi ise davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20/09/2018 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl davada davacı vekili, tarafların, davaya konu ... ada ... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, davalı şirketin taşınmazı benzin istasyonu olarak işlettiğini ancak vekil edenine herhangi bir ödeme yapmadığını açıklayarak, vekil edeni lehine ecrimisile hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Karşı davada davacı vekili, davalı tarafından daha önce de vekil edeni şirket aleyhine ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/166 Esas sayılı dosyası ile ecrimisil alacağı talebi ile dava açıldığını, bu davada ecrimisil hesabı yapılırken, taşınmaz üzerindeki müştemilatın da hesaplamada esas alındığını ve bu şekilde tesis edilen hükme göre alacağın, ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 2007/2014 esas sayılı dosyası ile tahsil edildiğini, ancak daha sonra, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/199 Esas sayılı dosyası ile taşınmaz üzerindeki müştemilatın vekil edeni şirkete ait olduğunun tespit edildiğini, bu şekilde davalı tarafın sebepsiz olarak zenginleştiğini açıklayarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı vekili ise, talebin zamanaşımına uğradığını, kaldı ki alacağın kesinleşmiş mahkeme ilamına istinaden tahsil edildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Asıl davanın KABULÜNE, karşı davanın kısmen KABULÜ ve kısmen REDDİNE” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı / karşı davalı vekili ile davalı / karşı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Asıl dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine, karşı dava ise sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı /karşı davacı vekilinin tüm, davacı / karşı davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Karşı davada talep, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; Türk Borçlar Kanunu'nun 77.maddesinde; “Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur.”, 82.maddesinde ise; “Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar” düzenlemeleri getirilmiş olup, somut olayda; gerek, ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/166 Esas sayılı dosyasından, davaya konu edilen taşınmaz üzerindeki müştemilatın davalı / karşı davacıya ait olduğunun tespit edildiği tarih ile dava tarihi, gerekse de, hüküm altına alınan ecrimisilin ... 3.İcra Müdürlüğü'nün 2007/2014 Esas sayılı dosyası ile tahsil edildiği tarih ile dava tarihi arasında, Türk Borçlar Kanunu'nun 82.maddesinde düzenlenen iki yıllık süreden fazla süre geçmiş olduğundan ve davalı/ karşı davacı taraf da süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğundan, karşı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı/karşı-davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, davacı /karşı davalı vekilinin vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı / karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 2.105,00 TL Peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 6.033,96 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınmasına, peşin harcın istek halinde davacı-karşı davalıya iadesine, 20.9.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.