MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.09.2018 Çarşamba günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı asil ... bizzat geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi; ... ada ... parsel sayılı taşınmazı 22/06/2012 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan işyerini davalının hiçbir haklı gerekçeye dayanmadan işgal ettiğini belirterek, dava konusu işyerine davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın önceki malikinin babası Hulusi Şentürk olduğunu ancak sonrasında cebri icra ile satıldığını, cebri icraya konu ihalenin feshine karar verildiğini, taşınmazla kendisinin bir ilgisinin olmadığını, babasının kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının bir hakka dayanmayan işgalinin sabit olduğu, davalının işgali sebebiyle davacının mülkiyet hakkından doğan tasarruf yetkisinin kısıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiştir.
Dava, tapulu taşınmaza el atmanın önlenmesi davasıdır.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın arsa niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, davalının babası ...'ün dava konusu taşınmazı 23/02/1993 yılında satış yoluyla edindiği, sonrasında dava dışı ...'a cebri icra yolu ile satıldığı, sırasıyla yapılan satışlar sonucunda davacı ...'in 22/06/2012 tarihinde taşınmaza satın alma yolu ile malik olduğu, keşif sırasında yapılan gözlem sonucunda taşınmaz üzerinde işyerinin olduğu, yine keşif sırasında davacının çalışanları olan iki davacı tanığının dinlendiği, dosya kapsamına göre davalı tanıklarının dinlenmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu davalının dava konusu yere el atmasının önlenmesine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olduğu söylenemez. Şöyle ki, davalının dava konusu yerin babasına ait olduğunu ve kendisinin kullanmadığını belirttiği, davacı tanıklarının dava konusu yere ilk gittiklerinde kimsenin olmadığını, sonrasında gittiklerinde ise davalının olduğunu belirttikleri, davalı tanıklarının mahkemece her hangi bir gerekçe gösterilmeden dinlenmediği, yine mahkemece yapılan keşifteki gözlem sonucu dava konusu yerin kapalı olduğunun tespit edildiği, keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda ise dava konusu yerin ... Otomotiv adı altında davalı tarafından kullanıldığının belirtildiği dosya kapsamı ile sabit iken, dava konusu yerin davalı tarafından kullanıldığının her türlü teredütten uzak bir şekilde tespit edildiğini söyleyebilme olanağı yoktur.
Bu bakımdan yeniden mahallinde keşif yapılmak suretiyle iddia ve savunma doğrultusunda davalı tanıklarının keşifte dinlenmesi, dava konusu yerin kime ait olduğu, davalının bu yere herhangi bir müdahalesinin olup olmadığının açık biçimde saptanması, tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu taktirde çelişkinin giderilmesi, ondan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyize edene iadesine, 19/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.