MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İmar Parseline Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 20.09.2018 Perşembe günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden taraflardan gelen olmadığından dosya üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, vekil edenlerinin ... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı ...'a ait ... parsel sayılı taşınmazdaki gecekondunun ve sınır duvarının vekil edenlerinin taşınmazına tecavüzlü bulunduğunu açıklayarak, davalının müdahalesinin önlenmesine ve vekil edeninin taşınmazına tecavüz eden kısmın kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, binanın, davaya konu parseldeki imar uygulamasından önce yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davacının men-i müdahale ve kal davasının kabulü ile; ... parsel sayılı taşınmaza davalının vaki elatmasının önlenmesine, davalıya ait muhdesatların dava konusu taşınmaza taşan kısımlarının kal'ine, mahkeme veznesinde depo edilen miktardan 4.155,26 TL'sinin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, imar parseline el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın davacılar adına, ... parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazın ise davalı ... ile dava dışı ... adına paylı şekilde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi istekli davalar doğrudan bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılabilir, davalı sıfatı yükleneceklerin kayıt maliki olmaları aranmaz. Bununla birlikte, davada yıkım isteğinin de bulunması halinde, yıkımı istenen yapı, MK'nin 684 ve 718.maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, ayrıca, yıkım istekli davalarda, yargılama sonucu verilecek karar davada taraf olmayan paydaşları da etkileyeceğinden, anılan taşınmazlardaki tüm kayıt maliklerinin davada taraf olmalarında zorunluluk vardır.
Hal böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda kayıt maliki ... yönünden de taraf teşkili sağlanarak, yapılacak yargılamada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy