MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak davalı ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.09.2018 Çarşamba günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; kayden paydaşı olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davalı ... Hizm. Ltd. Şti tarafından okul bahçesi olarak kullanıldığını ileri sürerek davalılar tarafından yapılan haksız elatmanın önlenmesine , taşınmazın eski hale iadesine, geriye dönük 5 yıl ecrimisil bedelinin şimdilik 15.000 TL 'sinin yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, taşınmazın 2/3 hissesinin kiralamadığını bu nedenle davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, diğer davalı şirket vekili ise davaya konu yerin kira sözleşmesine dayalı olarak kullanıldığını, haksız işgalinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ... yönünden husumet yönünden reddine, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazın 1/3 payına isabet eden alanda davalı ... Ltd. Şti'nin müdahalesinin menine, 2.4.2008-2.4.2013 dönemleri için toplam 28.082,04 TL'nin her dönem sonu işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ltd Şti'den tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... Ltd Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
1-Davalı ... Ltd Şti vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
HMK'nun Geçici 3. maddesi uyarınca HUMK'nun 427 ila 454. maddeleri halen yürürlüktedir. Davalı ... Ltd Şti vekili 4.12.2015 tarihli Uyap üzerinden gönderdiği e imzalı dilekçesinde yargılama giderleri yönünden hükmün düzeltilerek onanmasını istemiştir. Davalı vekilinin bahsi geçen kararın düzeltilmesi talepli dilekçesi katılma yoluyla temyiz dilekçesi niteliğindedir. Davalı vekiline mahkeme kararı 23.10.2015 günü, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesi ise 17.11.2015 günü tebliğ edilmiş olup, davalı vekilince mahkeme kararı 4.12.2015 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiş, yatırılması gerekli temyiz harcı da yatırılmamıştır. Bu durumda HUMK.nun 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçmiş bulunduğu ve gerekli temyiz harcı da yatırılmadığından 1086 Sayılı HUMK’nun 433/2 ve 5236 sayılı yasanın geçici 2. maddesi uyarınca davalı vekilinin 4.12.2015 tarihli temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b- Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davaya konu ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 1/3 payının davacı, 2/3 payının davalı ... adına kayıtlı olduğu, davalı ... Kurumları Ltd Şti tarafından Mahkemece yapılan keşif sonucu tanzim edilen bilirkişi rapor ve krokisinde belirtildiği şekilde davaya konu yerin çocuk parkı olarak kullanılmak suretiyle taşınmaza el atıldığı, dosya arasında mevcut davalılar ... ile ... Eğitim Hizmetleri Ltd Şti arasında tanzim edilmiş, davalı ... tarafından da itiraza uğramayan kira sözleşmesinin 22. maddesinde de, kiraya verilen taşınmaz olarak ...ada ... ve ... parsellerin belirtildiği, ... parsel sayılı taşınmazın 2/3 payının kullanım hakkının çocuk yuvası ve gündüz bakımevinin kullanımına tahsis ve izin verildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Hemen belirtilmelidir ki Türk Medeni Kanununun 683/2.maddesinden kaynaklanan elatmanın önlenmesi istekli davaların konusunu haksız eyleme dayalı tasarrufların oluşturduğu kuşkusuzdur. Eylem kimin tarafından yapılmışsa, davanın ona yönelik olarak açılması ve sonucundan onun sorumlu tutulması asıldır.Taşınmazın bir başkası tarafından da tasarruf edilmesi yada kullanıma sunulması o yeri haklı ve geçerli nedene dayalı olmaksızın tasarruf edenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 691. (Eski 624.) maddesi, müşterek mülkiyette önemli idari tasarrufların hüküm ifade edebilmesini; pay ve paydaş çoğunluğu ile gerçekleştirilmiş olması koşuluna bağlamıştır. 6.5.1955 tarihli 12/18 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının ilk bendinde ifade edildiği üzere, müşterek mülkün kiraya verilmesi önemli idari tasarruflardandır. Değinilen yasal düzenleme ve yargısal uygulamaya göre pay ve paydaş çoğunluğuna dayanmayan kira sözleşmelerine geçerlilik tanıma olanağı yoktur. Somut olayda, davalı ... Ltd Şti'nin pay ve paydaş çoğunluğunu sağlamayan, başka bir ifadeyle, geçerli bir kira sözleşmesi olmaksızın taşınmazı kullandığı dosya kapsamı ile sabittir.
O halde az yukarı da zikrediken kira sözleşmesine göre; davalılar arasında kiracılık ilişkisi bulunduğu, davalı ... tarafından davaya konu yerin kiralandığı ve kullanılmasına müsade edildiği, bahsi geçen kira sözleşmesinin davacıyı bağlamayacağı anlaşıldığından her iki davalı arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan sorumluluk gereğince davalı ...'ın da taşınmaza yapılan müdahaleden ve ödenmesi gereken ecrimisilden sorumlu tutulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu davalı yönünden husumet nedeniyle ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2-b bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün davalı ... yönünden 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1. bentte yazılı sebeplerle davalı ... Hizmetler Ltd Şti vekilinin tüm, 2-a bendinde yazılı sebeplerle de davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, taraflarca HUMK'nin 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.9.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.