MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 151 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın vekil edeni tarafından yapıldığını açıklayarak, taşınmaz üzerinde bulunan binanın vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; “1-Davanın kabulüne, 2-Fen bilirkişisi Seyit Kaçmaz'ın 09/10/2014 hakim havale tarihli raporunda gösterdiği ... Köyünde bulunan 151 ada 4 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı binanın tamamının davacı ... tarafından kendi emek ve imkanları ile yapıldığının tespitine, 3-Fen bilirkişisi Seyit Kaçmaz'ın 09/10/2014 hakim havale tarihli raporunun kararın ayrılmaz bir parçası sayılmasına, 4-Alınması gereken 4598,62 TL peşin harçtan alınan 85,40 TL'nin mahsubu ile 4513,22 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen değer üzerinden (davalıların payına isabet eden 4/5) hesaplanan 6.164,16 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Aşağıda yazılı yargılama giderlerinin (davalıların payına isabet eden 4/5) 805,16 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, diğer kısmın davacı üzerine bırakılmasına” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir.
Muhdesatın tespiti davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.
Ayrıca, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nın 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazın tapuda muris ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilen binanın değeri 67.320,00 TL'dir. O halde karar ve ilam harcı ile vekalet ücreti bakımından davalıların veraset ilamındaki payları oranında sorumlu tutulması gerekirken, müştereken ve müteselsilen sorumluluğa hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 4,5 ve 6 fıkralarının HUMK'un 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 4.fıkrasındaki “ ... müştereken ve müteselsilen ... ” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “ ...veraset ilamındaki payları oranında ...” kelimelerinin yazılmasına, hükmün 5.fıkrasındaki “ ... müştereken ve müteselsilen ... ” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “ ...veraset ilamındaki payları oranında ...” kelimelerinin yazılmasına, hükmün 6.fıkrasındaki “ ... müştereken ve müteselsilen ... ” kelimelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “ ...veraset ilamındaki payları oranında ...” kelimelerinin yazılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollaması ile HMK'nın 304. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası) gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.