MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekil tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.09.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ...... vekili Av. ...... Şahin geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliklerinin gaip olduğu gerekçesiyle kayyım olarak atandığı 1080 ada 35 parsel sayılı taşınmazı davalının işletme olarak kullandığını ileri sürerek ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kayyımlık sıfatı kaldırılan davacının dava hakkının bulunmadığını, kendisinin de taşınmazın paydaşı olduğunu ayrıca iddia edilen kadar yeri kullanmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayyımlık kararı kaldırılsa da talep edilen dönemlerde davacının kayyım sıfatı devam ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 1080 ada 35 parsel sayılı 15,700m² büyüklüğündeki tarla vasıflı taşınmazın 631, 632, 633, 634, 642, 643, 644, 645, 649, 650, 651, 652, 653, 654, 655, 656, 657, 658, 662 ve 1080 adada mevcut bütün parsellerin müşterek malı olduğu, davalının ise 1080 ada 34 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğu, ...... 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.02.1990 günlü 1989/1501E – 1990/178K sayılı kararı ile kamulaştırma işlemlerinde hak sahiplerini temsil etmek üzere davacının kayyım olarak atandığı, aynı dosya üzerinden verilen 05.11.2010 günlü ek karar ile işgal tazminatı ve alacak davası açılması için davacıya yetki ve izin verildiği, taraflar arasında görülen ...... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/975E – 2010/317K sayılı dosya ile davacının kayyımlık kararının sadece davalı yönünden kaldırılmasına karar verildiği, ...... Belediyesinin talebi üzerine kayyımlık kararı verilen ...... 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.02.1990 günlü 1989/1501E – 1990/178K sayılı dosyası üzerinden 05.03.2014 ek kararla davacının kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verildiği, taraflar arasında daha önce ...... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/706E – 2003/183K sayılı ecrimisil istekli davanın kısmen kabulüne karar verildiği, 16.07.2013 günlü bilirkişi raporuna göre davalıya ait 34 parsel sayılı taşınmazın da müşterek malı olan çekişmeli taşınmazda payı oranında kullanabileceği alanın 1.155m² olmasına rağmen davalının 2025m² yeri kullandığının bu suretle 869m² alanı payından fazla olarak kullandığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu ...... sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı ...... geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
İlke olarak, ...... geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği ...... parası, emsal ...... sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
Somut olaya gelince; davacının ... davalısının ......... ...... İşletmeciliği olan ecrimisil istekli ...... 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/706E – 2003/183K sayılı emsal nitelikli kararı ile ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verildiği, dosya içeriğinde kararın kesinleşme şerhinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; anılan dava dosyasının getirtilerek kesinleşip kesinleşmediğinin saptanması, kesinleşmiş ise aleyhe bozma yasağı da dikkate alınarak davada tespit edilen ecrimisil değerlerine ÜFE artış oranının yansıtılması suretiyle sonuca gidilmesi, kesinleşmemiş ise sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi, doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden iadesine, 25.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy