MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, men'i müdahale talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, 260 parsel sayılı taşınmazda bulunan 12 nolu bağımsız bölümün kayden maliki olduğunu, davalı ile boşandıklarını, kararının kesinleşmesinden sonra davalıyı gayrımenkulü boşaltması için ihtar ettiğini ileri sürerek davalının haksız müdahalesinin men’ine, 14.03.2013 tarihinden itibaren fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.750 TL aylık ecrimisilin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahliye edinceye kadar davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı boşanma davası öncesi ve süresince aile konutu olarak kullandığını, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra yasa gereği mal rejimi tasfiyesinin boşanma kararından ayrı yürütüldüğünü ve mal rejimi konusunda mahkeme kararının olmadığını, bu konu ile ilgili İstanbul 7. Aile Mahkemesine 2014/103 Esas sayılı davayı açtıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, men’i müdahale talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ne var ki, davacı vekili 05.03.2018 tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini bildirmiş, davadan feragat ettiklerini bildirir dilekçesini sunmuştur.
Davadan feragat, 6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 310. ve 311. maddelerine göre, hükmün kesinleşmesine kadar davadan feragat etmek mümkün olup, davadan feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davacılar vekili tarafından davadan feragat edildiğine göre bu aşamada feragat hakkında karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait bulunmaktadır. HGK'nın 19.12.2012 tarih, 2012/13-1369 Esas ve 2012/1221 Karar sayılı kararında da benimsendiği gibi; davadan ve temyiz isteminden feragat edilen durumlarda öncelikle davadan feragat hakkında Mahkemesince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davadan feragat konusunda bir karar verilmek üzere, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nın 428.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy