MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kabulüne, 24.323,35 TL ecrimisilin 10/08/2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hükmün ......... yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin .........ya tabi olduğu anlaşılmış ve ......... için 02/10/2018 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. ......... günü temyiz eden taraftan gelen olmadı. Karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldi. .........ya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra .........ya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü .
KARAR
Davacı vekili, davalının müvekkiline ait taşınmazları kullanmasından dolayı ......... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/359 - 2012/547 esas karar sayılı ilamıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verildiğini ileri sürerek bilirkişi raporunda tespit edilen bakiye 24.323,35 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazları kullanmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne,24.323,35 TL ecrimisilin 10/08/2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; ecrimisil istemine ilişkindir.
1) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)Dava konusu 379 ada 5 parsel ve 330 ada 6 parsel sayılı taşınmazlarda davacı paydaş olmasına karşın, pay oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken anılan taşınmazların tamamı davacı adına kayıtlıymış gibi hesap yapılarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK'un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy