MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili, davalı-karşı davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.10.2018 ...... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... Güney vekili Avukat ..., davalılar ... ve ... vekili Avukat ......... Sarı ve karşı taraftan davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-karşı davalı, mirasırakanları adına kayıtlı bulunan 2883 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan iki katlı yapının davalıların kullanımında olduğunu, zemin katın ...... dükkanı olarak davalılar ......... tarafından işletildiğini, üst katın da diğer davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek elatmalarının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı ..., zemin katın diğer davalılar tarafından kullanıldığını, üst katın ise harabe olduğunu alınan izin üzerine tadilat yaptırdığını, kullanımının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, yapılan tadilat giderlerinin davacının payı oranında tahsili için karşı dava açmış, aynı talebe ilişkin diğer davalı ...'e karşı açtığı davanın da birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, elatmanın isteği yönünden davanın reddine, davalılar ......'e yönelik ecrimisil talebinin reddine, davalı ...'ya yönelik ecrimisil isteğinin kabulüne ve karşı davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay 1.Hukuk Dairesi'nce " ... Somut olayda ise, yukarıda ifade edildiği üzere çekişmeli taşınmaz bakımından tüm paydaşları kapsar biçimde eylemli kullanma biçiminin oluşmadığı, paydaşların bütününün katılımıyla oluşmuş bir harici taksim olgusu bulunmadığı gibi taşınmazın tamamının davalıların tasarrufunda olduğu ve davacının bu yerden yararlandırılmadığı sabittir. Davacının miras payından kaynaklanan mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle payına vaki elatmanın önlenmesine, ayrıca, davalıların kendileri dışında taşınmazda başkaca hak sahibinin varlığını bildiklerine göre, taşınmazın tamamını ellerinde bulundurmalarında iyiniyetli kabul edilemeyecekleri gözetilerek her üç davalı yönünden belirlenecek ecrimisile karar verilmesi gerekirken sadece davalı ...'dan alınması doğru değildir. Davalılar .........'nın bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir: Reddine,
Davacının karşı dava hakkındaki öteki temyiz itirazlarına gelince; paydaşlardan her birinin taşınmazdaki yapının korunmasını gerektiren önlemleri alabileceği kuşkusuzdur. Ancak, bu koruma önlemi ve tadilat yapının normal şartlarda kullanımını sağlayan zorunlu tadilatları kapsamalıdır. Davalı ... davacı ...'ya karşı iyiniyetli zilyet sayılamayacağına göre, faydalı ve lüks tadilat masraflarının üzerinde bırakılması gerekeceği tartışmasızdır. Bu durumda, mahallinde yeniden keşif yapılması, binanın korunması ve kullanılabilir hale getirilmesi için yapılması gereken zorunlu giderlerin saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken karşı davanın tümden kabul edilmiş olması da isabetsizdir ..." gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davalıların paya vaki elatmalarının önlenmesine, 30.000 TL ecrimisilin davalılardan alınmasına, karşı davanın ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava ve birleştirilen dava ise, taşınmazın tadilatı nedeniyle zorunlu ve faydalı masrafların tahsili isteklerine ilişkindir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalılar ......... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 2883 parsel sayılı ev vasıflı taşınmazın davacı ... ve davalılar ...... ile ......'in miras bırakanları ...... Sakallı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın intikal görmediği ve diğer davalı ...'nın şeriklerden davalı ...'in oğlu olup taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, taşınmazın tamamını kapsayan iki katlı yapının zemin katının bölünerek iki adet dükkan yapıldığı, dükkanlardan ön taraftakinin davalı ... ve babası ...... tarafından ...... dükkanı olarak kullanıldığı, arka taraftaki dükkanın ve üst katın davalı ... tarafından bir süre kullanıldıktan sonra tadilat yaptırılarak, kendisi kullanmasa bile anahtarını üzerinde tutarak davacının tasarrufunu engellediği, taşınmazın tamamının davalıların yedinde bulunduğu sabittir.
Ne var ki; Mahkemece her bir davalının ecrimisilden sorumluluğunun ayrı ayrı olduğu gözetilmeden hükmedilen ecrimisilin davalılardan müştereken alınmasına karar verilmesi isabetsizdir.
Hal böyle olunca, her bir davalının haksız olarak el attıkları bölümler değerlendirilip davacı payı da gözetilmek suretiyle sorumlu oldukları ecrimisilin ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin tüm, davalılar ......... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte yazılı nedenle davalılar ......... vekili ve davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacı ... ile davalı ... ve ...'ya ayrı ayrı iadesine ve 347,12 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.041,39 TL'nin temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, 02/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.