MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Yıkım
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.10.2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar vekili Avukat...... geldi, karşı taraftan kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin 355 ada 21 parseldeki taşınmazın 4800/25.929 oranında hissedarı olduğunu, davalıların vekil edeninin hissedar olduğu bu taşınmaza bilgi ve rızası dışında kaçak birer ev yaptıklarını, tecavüzün sona erdirilmesinin istenmesine rağmen davalıların taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini belirterek; davalıların, vekil edenin hissedar olduğu 355 ada 21 parsele müdahalesinin meni ile arsa üzerinde yaptıkları kaçak yapıların yıkılmasına ve yıkım masraflarının davalılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacının dava konusu taşınmazda hakkı ve hissesi olmadığından davacı sıfatının olmadığını, vekil edenlerinden ......, ......, ......’in 1994-1995 yıllarında taşınmazda hissedar olan ...... isimli kişiden harici satım senedi ile hisse satın alıp iyiniyetli olarak bu yerlere ev yaptıklarını, vekil eden ...’in ise ......’in oğlu olup babasının izni ve onayı ile 1998 yılında ev yaptığını belirterek, vekil edenlerinin evlerini harici satım senedine dayanarak ve iyiniyetle yaptırdıklarından, MK 723.madde gereği ev bedellerinin ödenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalıların dava konusu taşınmaza müdahalesinin menine, davalılar tarafından dava konusu taşınmaza yaptırılan yapıların kaline karar verilmiş, hüküm; davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; tapulu taşınmazda elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; dava konusu 355 ada 21 parselin 25.929,00 m2 ahşap ev ve ...... bahçesi vasfıyla 4800/25929 hisse Halit Yıldırım, 126774/1400166 hisse, ...... adına kayıtlı olup taşınmazda dava dışı başka paydaşlar olduğu anlaşılmıştır.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar...... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dosya içindeki taraf ve tanık beyanları ile nüfus kayıt örneklerine göre; davalı dava konusu 355 ada 21 parselin hissedarlarından olan ......’in oğlu olup, dava konusu taşınmazı babasının izni ve rızasıyla kullanıp ev yaptığını beyan ettiği ve ......’in de keşifte alınan beyanında oğluna kullanması için yerini verdiğini ifade etmesi karşısında; davalı ...’ın bu yerde dava konusu taşınmazın dava dışı hissedarlarından babası ......’e teban oturduğu sabittir.
Bu itibarla davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Davalılardan ... ve ......’in 1995 yılında harici satış senedi ile dava dışı paydaş ......’den hisse satın aldıkları ve satın aldıkları yerlere 1995-1996 yıllarında dava konusu evleri yaptıkları, davalı ...’in ağabeyi ......’in dava dışı paydaş ......’den dava konusu taşınmazda hisse satın aldığı ve davalı ...’in de taşınmaza dava konusu evi yaptığı ve o tarihten beri davalıların yapmış oldukları evlerde hiçbir itiraza uğramadan oturdukları dosya kapsamı ile sabittir. Davalılar cevap dilekçelerinde; TMK’nin 723.maddesi gereği ev bedellerinin kendilerine ödenmesini talep etmişlerdir. Dava konusu taşınmazın hissedarından harici satış senedi ile hisse satın alıp bu yere ev yapan bu davalıların iyiniyetli olduklarının kabulü gerekir. O halde mahkemece davalılar ...... ve ...... tarafından kullanılan yapıların kaline karar verilirken TMK’nin 723. maddesinin gözetilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle ve davalılar ......’in temyiz itirazlarının yukarıda (3) numaralı bentte gösterilen sebeplerle kabulü ile; usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılar ...... ve ......’in diğer temyiz itirazlarının yukarıda(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.