MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı, duruşmasız olarak davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.10.2018 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin kayden maliki olduğu 108 ada 2 parselde kayıtlı A4/dördüncü/bağımsız bölüm 20 numaralı meskenin davalı tarafından haksız işgal edildiğini ileri sürerek 2009-2013 yılları için toplam 36.000TL haksız işgal tazminatının her ay işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 14.11.2009-27.12.2012 tarihleri arasına tekabül eden 12.059,00TL işgal tazminatının hak kazaanılan her ay için takip eden ayın 1. gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Ne var ki, davacı vekili dosyasına sunulmak üzere ibraz ettiği 14.06.2016 tarihli dilekçesiyle tarafların dilekçe ekinde yer alan ...... ile anlaştıklarını, ...... gereğince ödenmesi gereken bedelin de ödendiğini bildirmiş, anılan ......ün 7. maddesinde temyize konu davada tarafların karşılıklı olarak hak, alacak, yargılama masrafı ve vekalet ücreti talepleri olmadığı, mevcut olan haklarından ...... ettiklerini bildirmiştir.
Davadan ......, 6100 sayılı HMK'nin 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 310 ve 311. maddelerine göre, hükmün kesinleşmesine kadar davadan ...... etmek mümkün olup, davadan ...... kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan ...... edildiğine göre bu aşamada ...... hakkında karar verme yetkisi yerel mahkemeye ait bulunmaktadır. HGK'nin 19.12.2012 tarih, 2012/1369 Esas ve 2012/1221 Karar sayılı kararında da benimsendiği gibi; davadan ...... edilen durumlarda öncelikle davadan ...... hakkında Mahkemesince bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davadan ...... konusunda bir karar verilmek üzere, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nin 428.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyizi konusunda şimdilik karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 03.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy