MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.2018 ... günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ...... Ergin geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin maliki olduğu 1461 parsel sayılı taşınmazın 3400 m2'lik kısmının 1462 parsel sayılı taşınmazın sahibi olan davalı ... tarafından haksız olarak kullanıldığını belirterek; dava konusu taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine, bu müdahale nedeniyle dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil tazminatı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak vekil edenine verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının müdahalenin men’i talebinin kabulü ile 1461 parsel sayılı taşınmaza, davalının yapmış olduğu fen bilirkişilerinin (08/06/2015 havale tarihli) rapor ve krokilerinde A harf ile gösterilen taralı kısıma olan müdahalesinin men'ine, davacının ecri misil talebinin kısmen kabulü ile 8.965,8 TL ecri misil bedelinin davalı ...' dan dava tarihi olan 06/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişikin talebin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından esasa ve vekalet ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
1)-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)-Davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamı ile davacının 10.000,00 TL ecrimisil talebinde bulunduğu, mahkemece, yapılan keşif sonucu elde edilen bilirkişi raporu doğrultusunda 8.965,8- TL ecrimisilin hüküm altına alınarak ecrimisil isteğinin kısmen kabul edildiği görülmektedir.
Bu durumda, reddedilen ecrimisil miktarı üzerinden davalı yararına, AAÜT uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetsizdir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme hükmüne 6. bent olarak 'davalı kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen ve reddedilen miktar üzerinden 1.034,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine'' ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nin 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.630,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, taraflarca HUMK'nin 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.10.2018 tariinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy