MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin kayden maliki olduğu dava konusu 633 ada 32 parselde kayıtlı 3 nolu bağımsız bölüme davalı tarafından kiracı sıfatı bulunmadan ve kira ödenmeden müdahalede bulunulduğunu açıklayarak, ecrimisil yönünden dava açma hakkı saklı tutularak davalının müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı dava dışı kişiden haricen satın aldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının delil olarak bildirmiş olduğu ihtarnamede davalıya kiracılık sıfatı yüklendiği, taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, çekişme konusu 633 ada 32 parselde kayıtlı, mesken niteliğindeki 3 nolu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu sabittir. Davacı, ... Noterliği'nin 16.04.2012 tarihli 8620 yevmiye numaralı onaylama şeklindeki ihtarnamesi ile davalı tarafa " 633 ada 32 parselde kayıtlı 3 nolu bağımsız bölümde bulunan dairenin iki seneden beri işgalci olarak kullanıldığı, emsaller gözönüne alındığında 24 ay karşılığı toplam 14.400,00TL birikmiş kira borcu bulunduğu, 15 gün içinde bu tutarın ödenmesi ve taşınmazın boşaltılması, aksi halde yasal yollara başvurulacağı" ihtar edilmiştir. Davalı dava konusu taşınmazı haricen satın aldığını savunmş ve 04.04.2010 tarihli "emlak alım satım sözleşmesi" başlıklı yazılı belge ibraz etmiştir. Her ne kadar, davacı tarafından az yukarıda bahsedilen ihtarname içeriğinde kira borcundan bahsedilmiş ise de, aynı ihtarnamede davalı tarafın işgalci olduğunun da belirtildiği, taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığı gibi, taraflarca ileri sürülen sözlü olarak kurulmuş kira sözleşmesinin de mevcut olmadığı, ihtarnamede sözü geçen kira bedeli ibaresi ile haksız kullanım bedelinin ifade edilmek istenildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, taraflar arasında geçerli bir kira ilişkisi bulunduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Hâl böyle olunca, iddia ve savunma çerçevesinde davacının el atmanın önlenmesine ilişkin talebi hakkında hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy