MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Haksız İşgal Tazminatı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, kayden maliki olduğu 500 parsel sayılı taşınmazın 755 m2’lik kısmının davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın işgal edildiğini, ecrimisil ihbarnamesi gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.6.2011-30.5.2014 tarihleri arasında teraküm eden 6.339,00 TL işgal tazminatının işgalin başlangıcından itibaren kademeli kanuni faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, talep edilen ecrimisil miktarının davalının şahsı ile ilgili olmayıp ... Muhtarlığı ile ilgili olduğundan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini savunmuş, vekalet ücreti talepleri olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, ecrimisile konu taşınmaz üzerindeki su deposunu ... Mahalle Muhtarlığı tarafından yaptırıldığı ve kullanıldığı sabit olduğundan, davacının davasını ... Muhtarlığının bağlı bulunduğu belediyeyi HMK’nın 50. maddesi gereğince taraf gösterip husumeti ilgili belediyeye yöneltmesi gerekirken pasif husumet ehliyeti bulunmayan mahalle muhtarının şahsını göstermek suretiyle açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dosyanın incelenmesinden, davalı vekilinin süresinde verdiği 30.10.2014 tarihli cevap ve 13.1.2015 tarihli beyan dilekçelerinde; davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini savunmakla birlikte vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği görülmüştür. O halde Mahkemece, davalı vekilinin beyanları dikkate alınmaksızın davalı lehine 1.500.00TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden temyiz edilen hükmün 3. fıkrasının HUMK'nun 438/7 (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple hükmün 3. fıkrasındaki “31/12/2014 tarihli AAÜT nin 13. maddesi gereğince 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” şeklindeki cümlenin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, diğer temyiz itirazlarının 1. bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.3.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy