MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Yıkım ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, vekil edenine ait 7 numaralı dükkanın, davalı tarafından 6 numaralı dükkan ile birleştirilmek suretiyle kullanıldığını, davalının 6 numaralı dükkanı icra müdürlüğü tarafından yapılan ihale sonucu satın aldığını, 6 ve 7 numaralı dükkanların fiilen tek dükkan gibi görünse de ayrı dükkanlar olduğunu açıklayarak, vekil edenine ait 7 nolu dükkana davalının yapmış olduğu müdahalenin önlenmesine ve ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren geriye doğru beş yıllık ecrimisil alacağına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, 6 numaralı dükkanı, ....İcra Müdürlüğü tarafından yapılan ihale neticesinde satın aldığını, taşınmazın tek kapısı, tek elektrik ve su saati olduğunu ve satış belgelerinde 15 m2 olarak göründüğünü, icra müdürlüğünden resmi olarak satın alıp teslim aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davanın kabulü ile davacının davalıya ait ...267 ada 21 parsel 7 nolu bağımsız bölüme olan müdahelesinin menine 4.732,40 TL nin davacının davalıya çektiği ihtarın tebliğ tarihi olan 22/01/2014 tarihinden 10 gün sonrası olan 02/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin el atmanın önlenmesi kararına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı vekilinin ecrimisil talebinin kabulüne yönelik karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Ecrimisil, kötü niyetli ve haksız işgalcinin ödemekle yükümlü olduğu bir tazminat (TMK 995. m.) olduğuna göre, davalının ecrimisil alacağından sorumlu tutulabilmesi için öncelikle hiçbir haklı ve hukuki dayanağı olmadan, kötü niyetli olarak taşınmazı kullanması veya kullandırması gerekir. TMK’nin 3. maddesinde öngörülen sübjektif iyiniyet normal şartlar altında bir insanın yapması gereken davranışı esas alır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait 7 nolu dükkanın, ....İcra Müdürlüğü'nün 2000/4039 sayılı dosyasından yapılan ihale sonucunda satıldığı, dosyadaki kıymet takdir raporunda, açık artırma ilanında dükkanın 15 m2 kullanım alanı vardır şeklinde belirleme yapılarak kıymet takdiri yapıldığı ve davalının da bu miktara göre bedel ödediği, kapı numarasının da 7/A olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar, dosyaya ibraz edilen 16.10.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda, 6 numaralı bağımsız bölümün 8.12 m2 alana, 7 numaralı bağımsız bölümün ise 9.24 m2 alana sahip olduğu açıklanmış, keşif sırasında da davalının her iki bağımsız bölümü kullandığı tespit edilmiş ise de, az yukarıda açıklanan resmi işlemler karşısında, davalının, davacı tarafından kendisine gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 22.01.2014 tarihine kadar kötü niyetli olduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca, ihtarnamenin tebliğ tarihine kadar ecrimisil talep edilemeyeceğinden bu tarihe kadarki ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının (1.) nolu bent uyarınca reddine, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.